Kasım 2009 için Arşiv

Hava Yutma Nedir

Pazartesi, 30 Kasım 2009

yararlibilgiler.net

hava Yutma Nedir

Hava yutma (aerofaji), yani mideye aşırı hava gitmesi, «hastalık» değil, yalnızca bir belirtidir.

Herkesin midesinde biraz hava vardır. Bu hava röntgende, mide dibi bölgesinde mide hava cebi olarak nitelenir. Sözkonu su hava besinlerle birlikte yutulur. Hava yutma, ya normal ol Ayın aşırılaşmasıyla, yani besinlerle fazla miktarda hava yutulmasıyla ya da yemekler dışında kapalı olan mide ağzını açan ve soluk alınırken mideye hava geçişine izin veren özel hareketlerle ort Aya çıkar. Bu ikinci durum, ya genellikle bu hareketi izleyen geğirmeyle mide yakınmalarını keseceklerini sanan kişilerde ya da bazı ruhsal bozuklukları olan ve az ya da çok bilinçli bir tikin sözkonusu olabileceği kimselerde gözlenir.

Onikiparmak Barsağı Ülseri

Pazartesi, 30 Kasım 2009

yararlibilgiler.net

Onikiparmak Barsağı Ülseri

Ülser hastalığını daha önce mide yerleşiminde gözden geçirdiğimizden, burada yalnızca onikiparmak barsağı ülserlerine özgü noktaları belirteceğiz. Mide ülserinden çok daha sık görülen onikiparmak barsağı ülserine, daha çok genç erkeklerde raslanır. Hastalığın bu iki yerleşimi arasındaki en önemli fark, mide ülserinin tersine, onikiparmak barsağı ülserinin hiçbir zaman kanserleşmemesidir. Bu, uzun dönemde hastalığın geleceği açısından çok önemlidir.

Nedenleri
Nedenleri mide onikiparmak barsağı ülserlerininkiyle aynıdır. Ama onikiparmak barsağı ülserinde, her zaman bir mide asiti (hidroklorik asit) salgılama fazlalığı bulunduğu belirtilebilir. Ruhsal gerilimin yolaçtığı ülserler, daha çok onikiparmak barsağında ortaya çıkarlar.

Yumurtalıklar

Perşembe, 26 Kasım 2009

yararlibilgiler.net

Yumurtalıklar

Bu bezler bir yandan yumurtacık üretir­ler, öte yandan iç salgılar aracılığıyla kadının cinsel işlevini düzenlerler. Bu düzenleme

folikülin sayesinde, cinsel organların ve ikincil cinsel karakterlerin gelişmesi­ni sağlayarak;

yine folikülin ve lütein sayesinde, dölyatağını döllenmiş olan yumurtacığı kabul edecek duruma getirmek amacıy­la dönemsel bir biçimde değişikliğe uğ­ratarak gerçekleşir.

Ergenlik çağında, folikülin, ya da östrojen göğüslerin gelişmesine, vücudun belirli yerlerinin kıllanmasına, dişiliği belirleyen bedensel ve ruhsal değişiklik­lere yolaçar.

Doğuştan Kusurlar

Perşembe, 26 Kasım 2009

yararlibilgiler.net

Doğuştan Kusurlar

Bilindiği gibi, embriyon yaşamının ilk evresinde cinsiyetler farklılaşır. Cinsiye­te özgü nitelikler gebeliğin ancak üçün­cü ayında ortaya çıkar. Cinsel organla­rın gelişmesinde herhangi bir duraklama doğuştan diye nitelenen bazı kusurlara yolaçabilir. Bu kusurlardan başlıcalarını aşağıda sayacağız.

Kadında, klitoris irileşmesi, küçük ya da büyük dudaklar bitişikliği gibi durumlar görülebilir. Büyük dudakların bitişik olması halinde, bölge anatomisi erkeğinkini andırır. Sanki kadının bir erbezi torbası varmış gibi bir durum ortaya çı­kar. Bunlardan başka kadında anormal ağızlaşmalar (örneğin göden bağırsağı­nın dölyoluna açılması), dölyolu yoklu­ğu, organ perdelenmesi gibi durumlar da görülür. Organ perdelenmesi sonu­cunda, iki boynuzlu ya da iki gövdeli de denilen çift dölyatağı, çift dölyolu gibi görünümler ortaya çıkar. Eskiçağda, per. delenme sonucu beliren iki boşluktan birinin erkek çocuklara, öbürü kız çocuklara ayrıldığına inanılırdı. Erkekte, en sık görülen kusur fimozistir. Fimozis sünnet derisinin doğuştan ya da hastalık sonucu anormal biçimde dar olması halidir. Bu ise penis başının dışa­rı çıkmasını engeller.

Kadında Cinsel Hastalıklar

Çarşamba, 25 Kasım 2009

yararlibilgiler.net

Kadında Cinsel Hastalıklar

Kadının cinsel organlarında dikkat edil­mesi gereken dört grup belirti vardır. Bu belirtiler açık bir biçimde bir anormalli­ğin varlığını haber verirler. Bu durumda bir kadının hemen bir doktora ya da bir uzmana başvurması gerektiği halde, ka­dınların çoğunun bu durumu ilgisizlikle karşılaması, hastalığı kendi haline bıra­karak geri dönülmesi olanaksız bir nok­taya ulaştırması şaşırtıcı bir durumdur. Dikkati çekmesi gereken belirtiler şöyle sıralanabilir

Şeker Hastalığı Nedir

Çarşamba, 25 Kasım 2009

yararlibilgiler.net

Şeker Hastalığı Nedir

Şeker hastalığı öldürücü bir hastalık ol­makla birlikte, tıp biliminde son yıllar­daki gelişmelerin yardımıyle ve özellik­le ensülinin bulunuşundan sonra tehli­keleri bir ölçüde azaltılmıştır. Günümüz­de şeker hastaları günlük yaşantılarını çok fazla güçlük çekmeden sürdürebil­mektedirler.

Şeker hastalığının, şekerli şeker hastalı­ğı ve şekersiz şeker hastalığı olmak üze­re iki türü vardır. Şekersiz şeker hastalı­ğı bir önceki bölümde incelendiği için, burada yalnız şekerli şeker hastalığı üze­rinde durulacaktır.

Şeker Hastalığının Nedenleri

Çarşamba, 25 Kasım 2009

yararlibilgiler.net

Şeker Hastalığının Nedenleri

Şeker has­talığının çeşitli nedenleri vardır. Ensülin salgılayan pankreasın çıkarılması veya işlevsel aksaklıklar göstermesi; kalıtsal etkenler; iç salgıbezlerinin çeşitli hasta­lıkları ve steroit hormon tedavisinin yan etkileri şeker hastalığına yolaçabilir. Şeker hastalarında normal şeker meta­bolizması gerçekleşmediğinden kan şe­keri normal düzeyin üzerinde çıkar. Bu nedenle hastanın sidiğinde şeker bulu­nur. Hasta çok sık işer ve su gereksini­mini karşılamak için çok su içer. Ayrıca vücut karbonhidratları gerektiği gibi kul­lanamaması nedeniyle, enerji üretimi için, protein ve yağları kullanır. Bu da aşırı kilo ve güç kaybına yolaçar. Hasta­lığın ilerlemesiyle yağ metabolizması vücutta keton cisimlerinin artmasına neden olur. Böylece aseton gibi bazı ze­hirli maddeler oluşarak merkez sinir sis­temini etkiler. Sonuçta şeker komas’ meydana gelir.

Hipoglisemi Nedir

Çarşamba, 25 Kasım 2009

yararlibilgiler.net

Hipoglisemi Nedir

Glisemi insan kanında bulunan normal şeker oranıdır. Hipoglisemi bu oranın azaldığı durumdur. Hipoglisemide ka­nın normal olarak içerdiği 1 gram glikoz 0,80 gramın altına düşer. Hipoglisemi ensülin tedavisinden sonra meydana gelir. Tansiyon düşer ve hasta bol miktarda terler. Bu durumda biraz şeker vererek, hastayı kısa sürede nor­mal dengesine getirmek olanağı vardır. Hipoglisemi komasına giren kişiler da­mardan şırınga edilen serum glikozla te­davi edilirler.

Hipogliseminin sağlıklı kişilerde görülen bir biçimi de vardır. Bazı kişiler yemek­ten sonra bitkinlik hissederler ve uyu­mak isterler. Bu kimselere biraz şeker verildiğinde eski durumlarına döndük­leri görülür.

Damla Hastalığı Nedir

Çarşamba, 25 Kasım 2009

yararlibilgiler.net

Damla Hastalığı Nedir

Damla hastalığı temel besinlerin meta­bolizmasında başgösteren bir bozukluk­tur. Bu hastalıkta, eklemlerde ve deri al­tında bir ürik asit olan sodyum ürat biri­kir. Damla hastalığı çok eski zamanlar­dan beri bilinen bir hastalıktır. M.ö. IX.yüzyılda yazılmış tıp kitaplarında bu durumun belirtilerinden söz edilmekte­dir. Buna karşın, belirtilerle vücuttaki kimyasal olaylar arasındaki ilişkiler, an­cak son yıllarda yapılan araştırmaların yardımıyla ortaya çıkarılmıştır. Damla hastalığının ivegen ve süreğen olmak üzere iki türü vardır. ivegen dam­lada eklem ağrıları başgösterir. Ağrılar genellikle ayak başparmağının eklemle­rinde ortaya çıkar. Bu durumda eklem dokusu kızarır, şişer ve ayrıca sıcaklığı ve duyarlılığı artar.

Aşırı Şişmanlama Ve Zayıflama

Salı, 24 Kasım 2009

yararlibilgiler.net

Aşırı Şişmanlama Ve Zayıflama

Bir tür beslenme bozukluğu olan şişman­lık, vücuttaki yağ dokusunun olağanüs­tü artmasıyle belirlenen bir durumdur. Şişmanlığın başlıca nedenleri dengesiz beslenme ve hormonsal düzensizliktir. Vücudun enerji gereksinmesini karşıla­maya yetecek miktardan fazla yiyecek yenmesi vücuttaki yağ depolarının art­masına yolaçar. Bu durumda yakılma­yan yağlı maddeler doğrudan, protein ve karbonhidrat ise yağa dönüşerek de­polanmaktadırlar.

Beyindeki hipotalamusun. bir görevi de iştahı düzenlemektir. Hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde hipotalamusun belli bir bölümündeki hücrelerin hırpalanmasıyla, hayvanların iştahlarının son derece arttığı görülmüştür. Bir başka bölümdeki zedelenme ise iştahı azaltıcı etkilere yolaçmaktadır. insanlarda, ben­zer hırpalanma olayları az görülmekle birlikte, bir hastalık veya kaza sonucu böyle bir durum ortaya çıktığında iştah­ta sapmalar meydana gelmektedir. Duygusal sarsıntılar, örneğin ölümlerin, ayrılıkların yolaçtığı üzüntüler de hipo­talamusun işlevlerinde dengesizlik mey­dana getirirler.

Vitamin Eksikliklerinin Yolaçtığı Hastalıklar

Salı, 24 Kasım 2009

yararlibilgiler.net

Vitamin Eksikliklerinin Yolaçtığı Hastalıklar

Vitaminler organik yapılı yedek besin maddeleridir. Vücuda besinlerle alınan vitaminlerin azalması veya bütünüyle eksilmesi durumunda çeşitli işlevsel bo­zukluklar görülür. Ancak bu tür bozuk­luklar vitamin yüklemesiyle giderilebi­lir. Hastaya eksik olan vitaminleri içe­ren besinler veya ilâçlar verilir.

Vitaminler tümüyle insan organizma­sında üretilmedikleri için hormonlardan farklıdırlar. Ancak bu iki grup maddenin birtakım ortak özellikleri vardır. Örne­ğin basit bir molekül yapısına sahiptir­ler; kimyasal ve fiziksel etkenlerin yapı­yı bozucu etkilerine karşı dirençlidirler; etkilerini kısa sürede gösterirler; küçük dozlarla kullanılsalar bile iyi sonuç ve­rirler.

sohbet film indir film indir mp3 indir forum sitesi video izle sohbet