Aralık 2009 için Arşiv

Uyku ve Yaşlılık

Perşembe, 31 Aralık 2009

yararlibilgiler.net

Uyku ve Yaşlılık

Yaşlandıkça uyku düzeni değişmekle birlikte yaşamın her döneminde fizik ve ruh sağlığı için uyku gereklidir. Araştırmalara göre 65 yaşın üzerindeki insanların yarısından fazlası uyku sorunları yaşamaktadırlar. Bazılarında uykuya dalmada veya sürdürmedeki güçlük yakınma konu su olurken bazılarında ise Gündüz performans veya duygu durumu değişikliği rahatsızlık verici olabilmektedir.

Kişiler yaşlandıkça gençken olduklarına göre uyku içinde daha fazla uyanıklık geçirmekte, daha az derin uyku uyumakta oldukları halde REM (hızlı Göz hareketlerinin olduğu uyku evresi) uykusunda bir azalma gözlenmemektedir.

Yaşlı erişkinlerdeki uyku bozukluklarının nedeni kafeini fazla almak veya gece geç saatte egzersiz yapmak olabildiği gibi hastanede yatmak, stres veya bazı kronik (müzmin) hastalıklar da olabilir. Yine bu kronik hastalıklar nedeniyle fazlaca kullanılan ilaçlar da uykuyu bozabilmektedir. depresyon bu yaş gurubunda sıktır, depresyon uyku yapısını bozmaktadır. Sevilen kişilerin kaybı da insomniye (uykusuzluk) ve gündüz aşırı uyku haline yol açmaktadır.

Uyku ve Sosyal Yaşam

Perşembe, 31 Aralık 2009

yararlibilgiler.net

Uyku ve Sosyal Yaşam

Uyku bozuklukları insanların sosyal yaşantılarını ciddi şekilde etkilemektedir. Uyku hastalıklarına bağlı gündüz artmış uyku hali, hastaların işlerini yapmasını engelleyerek onları başarısızlığa sürükleyebilmektedir. Aynı zamanda sosyal çevrelerindeki insanlarla geçirdikleri zamanda istemsiz uyku halleriyle bazen alay konusu olmakta bazen de arkadaşlarının acıma hissi ile karşılaşmaktadırlar. Bilişsel (kognitif) fonksiyon bozukluğu da insanların kendi performanslarını sergilemelerini engellemektedir. Bu durumda da işte gösterebileceği başarıyı gösterememekte, unutkanlık, dikkatini toplayamama gibi sorunlar nedeniyle sıklıkla sorunlar ile karşılaşmaktadırlar. Erkek hastalarda görülen iktidarsızlık ve belki onun kadar önemli olan kadınların cinsel isteklerinde azalma hastaların eşleri ile ilişkilerini olumsuz etkilemekte, bu durum da evliliklerin sürdürülmesini güçleştirmektedir. Hastaların bazılarında görülen gastroözofageal reflü, göğüs yanması ve baş ağrısı gibi yakınmalar kişinin yaşam kalitesini azaltmaktadır. Uyku apneli hastalarda genellikle sosyal fonksiyonlarda azalma, ruh sağlığı ve kişinin kendi enerjisinin azaldığını hissetmesi gibi sorunlar tedavi ile düzelmektedir.

Uyku ve Kalp Sağlığı

Perşembe, 31 Aralık 2009

yararlibilgiler.net

Uyku ve Kalp Sağlığı

Uyku apne sendromu pek çok kalp hastalığı ile sıkı bir ilişki içindedir. Uyku apnesi ölümcül olabilir. Kalp damar sistemi hastalığına bağlı ölümlerin pek çoğundan uyku apnesi sorumludur. Uyku apne sendromunun belirtileri arasında:

Gürültülü horlama
Uyurken yatak eşlerinin soluma sıkıntısı yaşadığını izlemesi
Sabah dinlenmemiş uyanma
Sabah ağız kuruluğu ile uyanma
Gündüz uyku ihtiyacı hissetme

Uyku ve Kadın

Perşembe, 31 Aralık 2009

yararlibilgiler.net

Uyku ve Kadın

Yeterli miktarda uyku herkes için önemlidir ama kadınların iş yaşantılarındaki sorumluluklarına ek olarak ev işleri, çocuklar ile ilgili de sorumlulukları vardır ve uykuya yeterli süre ayıramadıkları için uyku ihtiyaçlarını düzenli olarak gideremezler. Her yaştaki kadın uyku bozuklukları ile karşı karşıya kalabilir. Pek çok genç kadın yaşam tarzı nedeniyle uyku bozuklukları ile karşı karşıyadır. Uykusuzluk, gündüz aşırı uyku hali ve yorgunluk sıklıkla karşılaşılan uyku problemleridir. Kadınlarda yaşla, fiziksel, emosyonel ve hormonal değişiklikler ile uyku etkilenir. Adet dönemleri, hamilelik ve menopozda bu dönemlere ait uyku bozuklukları görülür.

Uyku ve Çocuk

Perşembe, 31 Aralık 2009

yararlibilgiler.net

Uyku ve Çocuk

Uyku ve uyanıklık bozuklukları sadece erişkinleri etkilemez, çocuklar da uyku ile ilgili erişkinler gibi sorunlar yaşayabilirler. Uyku çocukların hayatında önemli bir yer kaplamaktadır. Çocuklarda uyku sorunları dikkat eksikliği, okulda başarısızlık, sosyal gelişme geriliği ve bazı fiziksel yeteneklerde gerilik gibi sorunlara yol açabilir. Uyku uzmanları çocukların gece en az 9 saat uyuması gerektiğini düşünmekle birlikte ev ödevleri, sosyal aktiviteler veya bilgisayar, internet gibi teknolojik bazı aktiviteler çocukların uyku saatlerini azaltmaktadır. Buna ek olarak anne ve babalar çocukların uyku problemlerini bir hastalık olarak algılamadıkları için tanı amacıyla hekime getirmezler ve tedavi olanaklarından yoksun kalırlar.

Kozmetik Alerjiler

Çarşamba, 30 Aralık 2009

yararlibilgiler.net

Kozmetik Alerjiler

Tahriş edicilere bağlı dermatit adı verilen rahatsızlığın başlıca kozmetik tetikleyicileri şunlardır
Cildin doğru temizlenmesini kolaylaştırmak için bir takım ajanlar içeren temizleyiciler.
Alfa hidroksi (AHA) gibi asitler veya alkol içeren tonik ve sıkılaştırıcılar.
Yüzeysel olarak uygulanan bazı kimyasallarla cildin üst tabakasının soyulmasına neden olan yüz bakımları.
Cilt bakım ürünlerinin yanlış veya fazla kullanılması.

Bu rahatsızlık alerji değil, daha ziyade cildin zarar görmesidir. Genellikle kaşıntı ve kırmızılıkla başlar ancak bakımı yapılmadığı taktirde büyüyerek yaralara bile dönüşebilir. Alerjiden farklı olarak doza bağlı dereceleri vardır. Yani hafif dozda tahriş ediciler tekrar edilen kullanımlardan sonra tahriş eder ama kuvvetli dozda olanlar derhal ciltte tahrişe sebep olur. Alerjide ise doz önemli değildir. Ufak bir doz bile büyük reaksiyonlara neden olabilir.

Cildin yağlanması

Çarşamba, 30 Aralık 2009

yararlibilgiler.net

Cildin yağlanması

Cildimizdeki yağ nelerden oluşur
Cilt üzerindeki yağ sebum, lipitler,(yüzeydeki hücrelerden kaynaklanır) ter ve çevresel materyallerden oluşur.

Ciltteki yağ (sebum) nerede üretilir
Sebum yağ bezlerinden üretilir. Tüm vücut yüzeyinde bulunan sebum, el ve ayak derisinde daha az, avuç içi ve ayak tabanlarında ise hiç yoktur. Yağ bezleri ırtın ortasında, alında ve çenede daha büyüktür ve diğer deri bölgelerinden daha fazladır. Aynı zamanda kulak kanalında ve cinsel organların bulunduğu alanda da yoğundur.

Diyabetlide Ayak Bakımının Önemi

Çarşamba, 30 Aralık 2009

yararlibilgiler.net

Diyabetlide Ayak Bakımının Önemi

Diyabetlilerde yıllar içinde dikkat edilmesi gereken önemli bir konu ayak bakımıdır. Çeşitli nedenlerden dolayı diyabetlinin ayaklarına özel itina göstermesi gerekmektedir. Bunlardan ayak ve bacak damarlarındaki daralma ve benzeri dolaşım bozuklukları, önemlidir. Diyabet, yaşlanma, sigara içimi gibi nedenlerle bacak damarlarında sertleşme, kireçlenme ve dolaşım bozuklukluğu ortaya çıkmaktadır.

Diğer yandan tedavisiz ve kontrolsüz diyabette bacak ve ayaklardaki sinirlerin işlevleri bozulmakta, ağrı, sıcaklık ve dokunma hissinde azalma olabilmektedir (nöropati). Böylece ayaklardaki yaralanmalar hissedilmemekte, fark edilememekte olaya, enfeksiyon (iltihap) eklenmekte ve fark edildiğinde tedavisi zor olmaktadır.

Diyabete Bağlı Göz Bozuklukları

Çarşamba, 30 Aralık 2009

yararlibilgiler.net

Diyabete Bağlı Göz Bozuklukları

Diyabete bağlı göz bozuklukları, öncelikle çocuklarda ve gençlerde insülin kullanan diyabetlilerde ortaya çıkar. ilk 5 yılda genellikle bir bozukluk olmamaktadır. Önce, damarların duvarı zayıflar kesecik tarzında oluşumlar ortaya çıkar. Bunlara mikroanevrizma denir.. Daha sonra bu zayıf bölgelerden serum ve kan sızar, bozulan damarın beslendiği bölgede kansızlık sonucu yeni bulgular ve yeni damarlar ortaya çıkar. ileri dönemlere kadar görme pek bozulmaz. Görme bozukluğu ortaya çıktığında ise tedavi yüz güldürücü olmamaktadır.

Diyabetin Belirtileri

Çarşamba, 30 Aralık 2009

yararlibilgiler.net

Diyabetin Belirtileri

Tıp I diyabet
Diyabet belirtilerinin bilinmesi hastalığın erken devrelerinde tanı ve tedavi olanağı sağlar. Tip I diyabetin yani, çocuklarda ve gençlerde başlayan şekerin başlangıç şikayetleri çok barizdir. Günler içinde veya 1-2 hafta içinde :

aşırı susama ve su içme
bol bol idrar yapma
aşırı iştah ve çok yeme
buna rağmen zayıflama
halsizlik
görülebilir.Daha ileri günlerde şekerin aşırı yükselmesi ve kanda aseton artışına bağlı olarak:

Beslenme ile Kanserden Korunma

Salı, 29 Aralık 2009

yararlibilgiler.net

Beslenme ile Kanserden Korunma

Diyetin ve beslenmenin kanserin gelişiminde oynadığı rolü değerlendirmek ve açıklığa kavuşturmak için birçok araştırma yapılıyor. Hiçbir dolaysız neden-sonuç ilişkisi kanıtlanmadıysa da, istatistikler bazı gıdaların bazı kanser tiplerinin riskini arttırabildiğini ya da azaltabildiğini göstermektedir. Amerikan Kanser Derneği ve Ulusal Kanser Enstitüsü, insanlarda bazı kanser türlerinin gelişme riskinin azaltılmasına yardımcı olmak için diyet kuralları hazırladı. Genel olarak sağlıklı bir diyet için genel tavsiyeler içermektedirler

Normal bir vücut ağırlığını koruyun. Başta prostat, pankreas, göğüs, yumurtalık, kalınbağırsak, safra kesesi ve rahim kanseri gelmek üzere, insanlarda bazı kanserlerden ölme oranı şişmanlıkla bağlantılıdır.

Ağız içi Kanserleri

Salı, 29 Aralık 2009

yararlibilgiler.net

Ağız içi Kanserleri

Ağız içi kanserlerine karşı kendinizi muayene edin.

Eğer tütün ürünleri kullanıyorsanız,
Çok miktarda alkol alıyorsanız,
Devamlı güneş ışığıyla karşılaşıyorsanız,
Yanak çiğneme ya da dudak ısırma gibi alışkanlıklarınız varsa,
iyi oturmayan hareketli protezleriniz varsa,

idrar Yolu Enfeksiyonu

Salı, 29 Aralık 2009

yararlibilgiler.net

idrar Yolu Enfeksiyonu

idrar yolu enfeksiyonu, çocuklarda sık görülür. Anatomik yapılarından dolayı kızlar, bu enfeksiyona daha yatkındırlar. Erkeklerde ise, 1 yaştan önce idrar yolu enfeksiyonu daha sık görülür. Sünnet olmuş erkek çocuklarda, idrar yolu enfeksiyonu riski azalmaktadır.

En sık nedeni, barsaktaki bakterilerin idrar yoluna bulaşarak yukarı doğru yol almalarıdır.

Çocuğun yaşı ne kadar küçükse, belirtileri anlamak da o kadar güç olur. Küçük bebeklerde, huzursuzluk, ateş, kilo alamama, kusma, idrarda değişik renk veya koku görülebilir. Daha büyük çocuklar ise; karın ağrısı, sık ve az idrar yapma, idrarda yanma, kanlı idrar, ateş, idrar kaçırma gibi şikayetlerle karşımıza gelebilirler.

Ateş çok yüksekse, kusma, yan ağrısı varsa piyelonefrit ( böbrek iltihabı ) düşündürür. Böbreklerin zarar görmemesi için tedaviye hızla başlanması gerekir.

Bebeklerde Reflü

Salı, 29 Aralık 2009

yararlibilgiler.net

Bebeklerde Reflü

Mide içeriğinin sindirim borusuna geri kaçması olarak tanımlanan REFLÜ her yaşta çocuk ve erişkinde görülse de, en sık olarak görüldüğü dönem bebeklik dönemidir.

Bebeklerde Reflü Neden Sık Görülür
Normalde sindirim borusunun alt ucundaki kaslar gevşeyerek gıdaların mideye geçişine izin verir, ardından kasılarak geri kaçışa engel olur. Bebeklerde, bu kapakçık mekanizması henüz yeterince çalışmamaktadır. Bebeklerin sıvı gıdayla beslenmeleri, çoğunlukla yatar pozisyonda olmaları da reflüyü kolaylaştırmaktadır.

Fizyolojik Reflü Nedir
Bebekte, sık görülen reflü çoğunlukla fizyolojiktir, yani hastalık olarak kabul edilmez. Bu bebekler iyi beslenip kilo alırlar, keyifleri yerindedir. Sadece aile çok kustuğundan şikayetçidir. Bebek büyüdükçe, katı gıdalara geçtikçe, mide girişindeki kapakçık daha iyi çalıştıkça kusma giderek azalacaktır. Böyle bebeklere, tedavi vermek gerekmeyecektir.