‘Fizik’ Kategorisi için Arşiv

Güneş Kadar Parlak Bir Cilt için Hazırlanmanın Tam Zamanı

Cuma, 04 Haziran 2010

yararlibilgiler.net

Güneş Kadar Parlak Bir cilt için Hazırlanmanın Tam Zamanı

Soğuk ve kasvetli kış günlerinin ardından, yazın güzel yüzü kendini göstermeye başladı. Güneşin parıltısının içimizi ısıttığı bu anlarda, Güneş kadar parlak bir cilde sahip olmak da hemen hemen herkesin hayalidir. Oysa ki kış aylarında yaşanılan olumsuz hava koşulları cildinizin canlılığını yitirmesine neden olmuştur. Şimdi ise cildinizi yaza hazırlamanın tam zamanı… Memorial Şişli Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Ahu Birol, ciltteki ölü deriyi arındırarak, yaza kendinizi daha iyi hissederek girmenizi sağlayacak ö nemli ipuçları verdi.

Cildinizdeki yıpranmış Tabak ayı atıp, parlak ve sağlıklı bir görünüme kavuşun

Kış mevsiminde havanın Nem oranın azalması, artan hava kirliliği, cildin daha cansız ve soluk görünmesine yol açar. kimyasal peeling yaza girerken cildi canlandırmak, temizlemek ve nemlendirmek için yapılabilecek uygulamaların en önemlisidir.

Bu tedavide deriye, yüzeysel tabakaların ayrılmasına ve soyulmasına neden olan kimyasal bir asit uygulanır. Kapalı kalan bölgelerde, özellikle sırt ve omuzda kış aylarında akne Problemi oluşabilir. Banyoda Vücut için uygun peeling ürünlerinin kullanılması, dermatolog tarafından hazırlatılabilecek tonik ve antibakteriyel ürünler tedavide etkili olacaktır.

Kanseri Yenenlere Yoga Tavsiyesi

Cuma, 04 Haziran 2010

yararlibilgiler.net

Kanseri Yenenlere Yoga Tavsiyesi

Yoganın, kanseri yenenlerin uyku düzenini ve hayat kalitesini iyileştirdiği bildirildi. ABD’nin Rochester Üniversitesinden Karen Mustian ve ekibinin yaptığı araştırmaya yaklaşık yüzde 96’sı kadın (yüzde 75′i meme kanseri geçmişine sahip), kanseri yenmiş 410 kişi katıldı.

Kanser tedavisinin sona ermesinden 2-24 aylık dönemde uyku sorunu çeken katılımcıların yarısına uyku hapı verilirken, diğer yarısına uyku hapına ek olarak 4 hafta yoga yaptırıldı.

Yoga yapanların yüzde 22’sinin uyku düzeninde iyileşme oldu. Bu kişilerden yüzde 21′i daha az uyku hapına ihtiyaç duyarken, diğer gruptakilerin yüzde 5′inin hap kullanımı arttı.

Yoga yapan gruptakilerin yüzde 42’si, diğer gruptakilerin ise yüzde 12’si daha az yorgun hissettiğini belirtti.

Araştırma, Amerikan Klinik Onkoloji Derneği’nin basın toplantısında sunuldu. (Anadolu Ajansı)

Kadınların Korkulu Rüyası Varis Erkekleri De Sardı

Cuma, 04 Haziran 2010

yararlibilgiler.net

Kadınların Korkulu Rüyası Varis Erkekleri De Sardı

Özellikle yaz aylarında güzelliğine düşkün bayanların korkulu rüyası haline gelen varisin olumsuz etkilediği kişi sayısı her geçen gün artıyor. Sağlık yetkilileri Türkiye’de yaklaşık 10 milyon kişinin varisten olumsuz etkilendiğini belirtti.

Özel bir sağlık kuruluşu tarafından yapılan açıklamda varis hastalığının en önemli nedenlerinden birinin insanları spordan uzak yaşaması olduğu belirtildi. “Bacaklarda yüzeysel toplardamarların düzensiz bir biçimde uzayarak büklümlü genişlemesi ve kıvrımlar oluşturması” olarak tanımlanan varisin özellikle kadınlarda daha çok görüldüğü belirtildi. Açıklamada “Toplumda yaş gruplarına göre yüzde 4,5 – yüzde 55 sıklıkta görülen varis, sadece yaşlı bayanlarda değil, ergenlik çağında başlayabilen ve erkeklerde de görülebilen bir durumdur. Ancak bayanlarda erkeklere oranla 3-4 kat daha fazla görünmektedir. Varis tedavi edilmediği zaman sürekli ilerleyerek daha da görünür hale gelir.

Çocuk Sahibi Olmak istiyorsanız

Cuma, 04 Haziran 2010

yararlibilgiler.net

Çocuk Sahibi Olmak istiyorsanız

Uzmanlar, çocuk yapmayı düşünen çiftlerin cinsel hayatlarını yeniden programlamasını tavsiye ediyor. Uzmanlara göre, hamile kalmak isteyen kadınlar için bir ay boyunca 6 gün çok önemli. iHA muhabirinin www.hastane.com.tr sitesinden derlediği bilgilere göre, adetleri düzenli olan bir kadında hamile kalmak için en uygun dönemin, adetin ilk gününden itibaren 11 ila 17.günler arasında olduğu, bu günlerde hamile kalma şansının arttığı belirtiliyor.

Uzmanlar, planlı hamileliğin hem anne hem de bebek için sağlıklı olduğunu, doğum kontrol hapı kullanan anne adaylarının bunu bıraktıktan en az 3 ay sonra hamile kalmasını tavsiye ederek şunları söylüyor “Öncelikle kadın fiziksel ve ruhsal açıdan anneliğe hazır olmalı. Özellikle doğum kontrol hapları kullanan kadınlar en az 3 ay önce hapları bırakmalı, geçen sürede kontrollü cinsel ilişkide bulunmalı.

Hamile kalmadan 2 ay öncesinden başlayıp, hamileliğin ilk 3 ayında da devam edecek şekilde günde 0,4 mg. folik asit kullanımı, bebekte sinir sisteminde problem olma ihtimalini yüzde 80 azaltır. Eğer annenin daha önce böyle problemli bebeği varsa folik asit kullanımının günde 4 mg. olması gerekir. Bir ailede daha önceden sinir sistemi sorunlu bebek varsa bir sonraki gebelikte kadının yine aynı problemle bebek doğurma ihtimali yüzde 3-5 daha fazla artmıştır”

Türk Erkek Ve Kadınlarının Estetik ilgisi

Cuma, 04 Haziran 2010

yararlibilgiler.net

Türk Erkek Ve Kadınlarının Estetik ilgisi

Toplumda kabul ve teşvik görmeye başlayan estetik operasyonlarla, bireylerin hedeflerine daha rahat ulaştıklarını söyleyen Doç.Dr.ibrahim Aşkar, bireylerin özgüvenlerini yeniden kazandıklarını söyledi. 2 bin hasta üzerinde yapılan ankette en çok estetiği kadınların yaptırdığı ortaya çıkarken, yine kadınların en çok meme estetiği için bıçak altına yattığı belirlendi.

Günümüzde bireylerin toplum içi ilişkilerde bedensel güzelliğin oynadığı rol ve kültürel etkileşim sebebiyle estetik operasyonlara yöneliyor. Önceki yıllarda toplumda kabul görmeyen ve gizli saklı yapılan estetik operasyonlar, artık aileler tarafından tavsiye ve teşvik ediliyor. Güzelleşmek, beğeni görmek, işinde yükselmek,sağlık sorunları , iyi para kazanmak veya mutlu birliktelikler için estetik operasyon yaptıran 2 bin hasta üzerinde yapılan ankette ilginç sonuçlar ortaya çıktı.

Estetik operasyon yaptıran 2 bin hastalar üzerinde yapılan anket sonucunda bireylerin ameliyat sonrasında hem de kendilerine olan özgüvenlerini tekrar kazandıkları hem de, hedeflerine ulaşmada engelleri daha rahat aştıkları ortaya çıktı. Bin 346 bayan ve 654 erkek hasta üzerinde yapılan ankette, estetik yaptıranların yaş ortalamasının bayanlarda 33-49 erkeklerde ise 24-36 yaş olduğu tespit edildi.

Dişiniz Ağrırsa Yapmanız Gerekenler

Cuma, 04 Haziran 2010

yararlibilgiler.net

Dişiniz Ağrırsa Yapmanız Gerekenler

Diş ağrısı tedavisi için ağrıyan diş üzerinde ve dişlerin arasında bulunan gıda birikintileri, diş fırçası ve diş ipi kullanılarak temizlenmeli ve yarım su bardağına yarım çay kaşığı tuz ilave edilerek elde edilen tuzlu su ile ağız iyice çalkalanmalıdır.

Diş ağrısı tedavisi için kesinlikle ağrıyan diş üzerine ASPiRiN ya da herhangi bir ağrı kesici ilaç uygulanmamalıdır. Kimyasal yapıları nedeni ile bu gibi ilaçlar diş etinde ve çevre yumuşak dokularda tahrişlere neden olabilmektedir. Bu da diş ağrısının yanında ikinci bir ağrının oluşmasına neden olacaktır.

Eğer iltihap nedeni ile yüzde şişlik oluşmuşsa diş ağrısı tedavisi için o bölgeye soğuk kompres yapılmalıdır. Dişhekimine gitmeden önce bir ağrı kesici ilaç alınabilir.

Diş üzerinde çürük nedeni ile oyuk oluşmuşsa diş ağrısı tedavisi için buraya çok az karanfil yağı (eugenol) emdirilmiş pamuk koyulabilir. Eugenol ağrının azalmasını sağlayacaktır.

Hamilelikte Egzersiz Önemli

Cuma, 04 Haziran 2010

yararlibilgiler.net

Hamilelikte Egzersiz Önemli

Aydın Nysa Doğum Hastanesi Başhekimi Dr. Yalçın Yarar, egzersizlerin özellikle normal doğum yapmayı düşünenlerde doğum sürecini kolaylaştırdığını dile getirdi.

Sağlıklı yaşamının önemli bir parçası olan egzersizlerin, gebelik döneminde ayrı bir önem kazandığını söyleyen Aydın Nysa Doğum Hastanesi Başhekimi Dr. Yalçın Yarar, gebelik süresince yapılan egzersizlerin doğumdan sonra tekrar normal kiloya dönülmesinde de kolaylık sağladığını belirtti. Egzersiz yapan anne adaylarında gebeliğe bağlı şikayetlerin daha az görüldüğünü ifade eden Dr. Yarar, düzenli yapılan egzersizin annenin doğum sonrası toparlanma ve kendine gelme sürecini hızlandırdığını vurguladı.

Düzenli egzersizlerin erken doğum ve sezaryenle doğum riskini azalttığını da dile getiren Dr. Yalçın Yarar, “Gebeliği boyunca fiziksel olarak aktif olan kadınların doğum süreçleri daha kısa sürüyor. Egzersiz, özellikle normal doğum yapmayı düşünenlerde doğum sürecini kolaylaştırır. Gebenin doğum sürecinde rahat ve derin soluk almasını, kalça, karın ve bacaklarını sarmış kas gruplarını yönetebilmesini sağlar. Gerginlik belirtilerini en aza indirir. Ayrıca nefes alma ve özel gevşeme tekniklerini öğrenmek, gebenin doğru nefes almasına ve doğum sırasında ağrıyı kontrol edebilmesine de yardımcı olur” dedi.

ilk Arkeolojik Buluntular

Cuma, 04 Haziran 2010

yararlibilgiler.net

ilk Arkeolojik Buluntular

Bir bilim dalı olarak Arkeolojinin geçmişi çok eski değildir. Büyük çaplı ilk kazılar 18. yüz yılda, M.S. 79 da patlayan Vezüv Yanardağının püskürttüğü lavların ve küllerin altında kalan eski Pompei ve Herkulaneum kentlerinde yapıldı. Bu kentlerin ort Aya çıkarılması, eski Roma kentleri konusunda yeni bilgilere ulaşılmasını da sağladı.

Aynı yüzyılda ingiliz arkeolog John Frere taştan yapılmış aletler ile soyu tükenmiş bazı Hayvanların kemiklerini bir arada buldu. Frere, bu aletleri yapmış olan insanlar ile soyu tükenmiş hayvanların aynı dönemde yaşadıklarını gösterdi. Ama hiç kimse, dünya da on binlerce yıl önce yaşamış insanların olabileceğine inanmak istemedi. Daha sonra bu bilgi bilim adamlarınca da doğrulandı. Eski Mısır yazısı olan hiyeroglifin 1822′de arkeologlar ve yazı uzmanları tarafından çözülmesi, Arkeoloji için bir dönüm noktası oldu.

Hiyeroglifin çözülmesinde kilit rol oynayan Rosetta Taşında aynı sözcükler hem hiyeroglif, hem de Eski Yunan yazısı ve başka bir tür Mısır yazısıyla yinelenmişti. Bu gelişme, çok sayıda arkeologun Mısır’a ilgi göstermesine yol açtı. Yapılan kazılarla Eski Mısır’daki yaşama ilişkin yeni bilgilere ulaşıldı. Arkeolojinin en ö nemli buluşlarından olan Rosetta T aşı, günümüzde Londra’da British Müzesi’nde (British Museum) sergilenmektedir.

Ortadoğudaki Arkeolojik Buluntular

Cuma, 04 Haziran 2010

yararlibilgiler.net

Ortadoğudaki Arkeolojik Buluntular

Arkeolojinin en zengin kaynakları Ortadoğu da bulunmaktadır. Bundan dol ayı bu bölge pek çok arkeologun çalışma alanı olmuştur. ingiliz arkeolog ve Eski Mısır uzmanı Sir Flinders Petrie, 1880’den sonra Mısır’da yaptığı kazılarda değişik katmanlarında bulduğu çanak çömlek türlerinin ne kadar eskiye dayandığını saptadı.

Mısır da 1922 de Firavun Tutankamonun mezarının ort Aya çıkarılması büyük bir heyecan yarattı. Mezarda, firavunun mumyasının bulunduğu işlemeli altın bir tabut ile paha biçilmez değerde ve güzellikte takılar bulundu. Firavun mezarları, içindeki zenginliklerinden dolayı daha ilkçağlarda soyulduğu için, arkeologların el değmemiş olarak buldukları mezar sayısı çok azdır.

19.yüz yılın ortalarında Mezopotamya da (bugünkü Irak), Asur krallarının saraylarında çok büyük insan ve hayvan heykelleri bulundu. Buluntuların bir bölümü Avrupa’ya götürüldü. Sir Leonard Woolley, 1926′da Irak’ta yaptığı kazılarda Ur kentinde Sümer kral mezarlarını ort aya çıkardı. Ur’da bulunan mezarlar açılınca, Sümerlerin tarihine daha ayrıntılı ve yeni bilgiler eklendi.

Günümüzde Arkeoloji Nedir

Cuma, 04 Haziran 2010

yararlibilgiler.net

Günümüzde Arkeoloji Nedir

Eskiden zengin hazineler, saraylar ve tapınaklar bulma umuduyla kazı yapılırdı. Sıradan insanların yaşadıkları yerler definecileri ilgilendirmiyordu. Oysa arkeologlar geçmişi iyi anlayabilmenin yolunun, bulunabilen her şeyi incelemekten geçtiğini bilirler.

Arkeologlar buluntuları incelerken, o topluluğun ekonomisini, değişik işleri ve görevleri olan insanlar arasındaki ilişkileri ve dinsel inanışlarını da araştırıyorlar. Yetiştirdikleri bitkilere ve hayvanlara bakarak insanların çevrelerini nasıl değiştirdiklerini, kendilerinin de çevreden nasıl etkilendiğini Anlam Aya çalışıyorlar.

Ortadoğu’da bazı arkeologlar çöllerde araştırmalar yaparak, kentlerin henüz kurulmadığı ve uygarlıkların yerleşmediği dönemlerdeki göçebe topluluklara ilişkin bilgi edinmeye çalışıyorlar. Çok kısa bir zaman öncesine kadar kitaplarda, elyazmalarında ve iyi korunmuş yapılarda ortaçağa ilişkin yeterince bilgi bulunduğu sanılıyordu.

Yatın tarihlerde bu alanda da yepyeni gelişmeler oldu. Birçok araştırmacı son 200 yılda yapılmış kanalları, demiryollarını, fabrikaları konu alan sanayi arkeolojisi alanında çalışıyor. Günümüzde kısaca, geçmişe ilişkin her şey Arkeolojinin kapsamına girmektedir.

Bebeğin Anne Sütüyle Beslenmesi Nedir

Pazar, 02 Mayıs 2010

yararlibilgiler.net

Bebeğin Anne Sütüyle Beslenmesi Nedir

bebeklere, doğar doğmaz anne sütü emzirilmesi gerektiği, özellikle ilk bir saatin asla geçirilmemesinin çok ö nemli olduğu bildirildi.Büyük Anadolu Hastanesi’nden kadın Hastalıkları ve doğum Uzmanı Op. Dr. Hüseyin Akdeniz, hamilelik süresince büyük bir özlem duyarak bebeğini düny Aya getiren annenin bebeğine verebileceği en güzel armağanın anne sütü olduğunu söyledi. Akdeniz, ‘Bunun yanı sıra bebeği anne sütü ile beslemenin en Ekonomik yol olduğunu unutmamak gerekir. Bu sebeplerle bebeğin doğar doğmaz emzirilmeye başlanması gerekir’ dedi.

Doğumdan hemen sonra bebeğin henüz doğum masasından kalkmadan emzirilmeye başlanmasının, anne ile bebek arasında ilk temasın sağlanması açısından uzun süreli ve başarılı bir Emzirme için çok önemli olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Hüseyin Akdeniz, ‘Bebeğin en geç bir saat içinde anne memesine verilerek emzirilmenin teşvik edilmesi gereklidir. Bebeğin emmek için en istekli olduğu bu dö Nem geçirilirse Bebekte uzun süre isteksizlik ve emzirmenin başlamasında gecikme görülür. Sezaryanlı annelerin henüz kendilerine tam gelmeden bir başkasının yardımıyla bebeklerini emzirmeleri gerekir’ diye konuştu.

Dalgalar Fiziği

Perşembe, 01 Ekim 2009

yararlibilgiler.net

Dalgalar Fiziği

Mekanik Dalgalar
Pek çok esnek cisimlere bir kuvvet uygulanip kesildiginde titresim hareketi yapar.Yani,bu cisimlerin sekilleri bir kez bozuldugu zaman , denge konumuna gelmeye çalisir.Hatta bir kati içindeki atomlar , komsu atomlara bir yayla bagliymis gibi bir denge konumuna göre titresir.

Dalga hareketi titresim(salinim) olayi ile yakindan ilgilidir.Ses dalgalari,deprem dalgalari,gerilmis yaydaki dalgalar ve su dalgalari gibi bütün dalgalar,titresim kaynaklari tarafindan olusturulur.Bir ses dalgasi , hava gibi bir ortam içinde ilerlerken ortamin molekülleri ileri-geri titresir.Su dalgalarida bir havuzda yayilirken ,su molekülleri asagi yukari dogru titresir.Dalgalar bir ortamdan geçerken ortamin parçaciklari periyodik olarak hareketine devam eder.Böylece;parçaciklarin hareketi , salinan bir sarkacin yada yay bagli bir kütlenin hareketine çok benzer.

Elektriklenme Çeşitleri

Perşembe, 01 Ekim 2009

yararlibilgiler.net

Elektriklenme Çeşitleri

Sürtünme ile Elektriklenme
Saçımızı tararken, yün kazagımızı çıkarırken çıtırtılar duyulur. Otomobilden inerken kapı kolu ile el arasında elektrik akışı olur. Bu ve benzeri örneklerdeki olayların nedeni elektriklenmedir.

Sürtünme ile elektriklenmede birbirine sürtünen cisimlerden biri diğerine elektron verir ve kendisi pozitif (+) yükle yüklenir. Elektron alan cisim üzerinde (–) yük fazlalığı oluşacağı için negatif (–) yükle yüklenir. Alınan yük verilen yüke eşit olduğu için yük miktarı eşittir.

Sürtünme Kuvveti

Perşembe, 01 Ekim 2009

yararlibilgiler.net

Sürtünme Kuvveti

Sürtünme kuvvetleri basit ve oldukça genel kanunlarla tanımlanabilir.Böylece sürtünme kuvvetlerinin nedeni tam olarak bilinmeden birçok problem çözülebilir.Sürtünme kanunlarının uygulamalarına geçmeden önce kısaca bu kuvvetlerin kaynağını ve doğasını içeren görüşleri inceleyelim.

Kütlesi m olan bir bloğu uzun ve yatay bir masa üzerinde Vo başlangıç hızı ile harekete geçirirsek bir süre sonra duracaktır. Bunun anlamı hareketi sırasında bloğun, hareket yönüne zıt yönde bir ortalama ivme a hissetmesidir. Eğer (eylemsiz bir koordinat sisteminde) herhangi bir cisim ivmeleniyorsa ,Newton’un ikinci kanunu kullanılarak harekete neden olan kuvvet tanımlanır. Öyleyse masa üzerinde kayan bloğun yavaşlamasının nedeni masa tarafından bloğa uygulanan ve ortalama değeri m.a olan sürtünme kuvvetidir.