<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yararlibilgiler.Net ile Güncel Yararlı Bilgiler</title>
	<atom:link href="http://www.yararlibilgiler.net/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yararlibilgiler.net</link>
	<description>Yararlı bilgiler,sağlık bilgisi,tanımı,rüya tabirleri,ödev,sağlık,</description>
	<lastBuildDate>Thu, 17 May 2012 12:37:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Beliniz neden ağrıyor?</title>
		<link>http://www.yararlibilgiler.net/beliniz-neden-agriyor/</link>
		<comments>http://www.yararlibilgiler.net/beliniz-neden-agriyor/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 12:37:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>webmaster</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[bel]]></category>
		<category><![CDATA[bel ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[beliniz neden ağrıyor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yararlibilgiler.net/?p=17517</guid>
		<description><![CDATA[Beliniz neden ağrıyor? Bel ağrısı, bel bölgesine ait nedenlerle ort Aya çıkabildiği gibi karın içerisinde bir aort anevrizması, böbrek taşı ve Safra kesesi, pankreas ya da Karaciğerde sorun ile kalça eklemi veya eklem Hastalıkları varsa da yaşanabiliyor. İç organlardaki hastalıklar da bel ağrısı olarak işaret verebiliyor. Türk toplumunun Yüzde 80&#8242;i, yaşamlarının bir döneminde mutlaka bel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Beliniz neden ağrıyor?</strong></p>
<p>Bel ağrısı, bel bölgesine ait nedenlerle ortaya çıkabildiği gibi karın içerisinde bir aort anevrizması, böbrek taşı ve safra kesesi, pankreas ya da karaciğerde sorun ile kalça eklemi veya eklem hastalıkları varsa da yaşanabiliyor. İç organlardaki hastalıklar da bel ağrısı olarak işaret verebiliyor.</p>
<p>Türk toplumunun yüzde 80&#8242;i, yaşamlarının bir döneminde mutlaka bel ağrısı çekiyor. Özellikle yetişkinlerde 30 yaşından itibaren bel ağrısı çekme riski artıyor. Ancak bununla birlikte yapılan araştırmalar, bel ağrısı çeken hastaların ilk ağrıda hemen hekime başvurduklarını, ancak ikinci ağrıda artık hekime gitmediklerini gösteriyor.</p>
<p>Anadolu <em>Sağlık</em> Merkezi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Kıral, bel ağrılarının yüzde 90&#8242;ı mekanik bel ağrısı denilen kas kökenli ağrı olsa da iç organ hastalığı bulunanlar ile kısa süre önce ameliyat geçirenlerin ve kanser öyküsü olanların bel ağrısını ciddiye alması gerektiğini belirtti.</p>
<p>Prof. Dr. Ahmet Kıral, hastaların biraz bilgilendikten sonra tekrarlayan bel ağrılarını hekime başvurmadan ve tedavi olmadan geçirdiklerini dikkat çekiyor. Bel ağrısı çeken kişilerde, ağrı elden ayaktan kesiyor, uyumayı engelliyor veya gece uyandırıyorsa mutlaka dikkate alınması gerektiğine işaret eden Prof. Dr. Kıral, şunları söyledi: &#8220;Özellikle ağrıyla birlikte ateş, titreme, kilo kaybı ya da enfeksiyon varsa, barsak ya da mesane işlevlerinde değişiklik olduysa, uyuşukluk, karıncalanma ya da güçsüzlükhissediliyorsa ve hastanın geçmişinde kanser öyküsü varsa, ağrı başladıktan itibaren en geç iki ay içinde hekime başvurulması gerekiyor&#8221;.<br />
<span id="more-17517"><br />
<h3>Sponsorlu Bağlantılar</h3>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "ca-pub-3173966614194377";
/* Anasayfa Alt 300x250 */
google_ad_slot = "0512194487";
google_ad_width = 300;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></span><br />
Prof. Dr. Kıral&#8217;ın verdiği bilgiye göre, bel ağrılarında; 30 yaş üzerindeki herkes, arthrit ya da osteoporozu (kemik erimesi) olanlar, menopoza girmiş kadınlar, gebeler ve yeni anneler, diyabet, hipertansiyon ve kanser gibi <em>sağlık</em> sorunları olanlar, sigara içenler, kısa süre önce ameliyat geçirenler, enfeksiyonlara açık olanlar ve bel sorunlarına yakalanmaya genetik olarak eğilimli olan kişilerin riski daha yüksek oluyor.</p>
<p>Bel ağrısı çeken kişilerin hangi uzmanlık dalına başvurması gerektiğinin halen tartışılan bir konu olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kıral, &#8220;Bel ağrısını tek bir uzmanlık değil, multidisipliner bir ekibin tedavi etmesi gerekiyor. Avrupa ve Amerika&#8217;da bu amaçla oluşturulan Omurga Tedavi Grupları&#8217;nda; ortopedist, beyin ve sinir cerrahı, fizik tedavi uzmanı, algoloji uzmanı ve kayropraktik uzmanı bulunuyor. Ülkemizde de başta omurga kırıklarının tedavisi olmak üzere, tüm omurga girişimleri ortopedik omurgacerrahları tarafından yapılabiliyor. Skolyoz ve kifoz gibi omurgada şekil bozukluğuyla seyreden hastalıklarla omurga kırıkları da omurga tedavi merkezlerinde başarıyla tedavi ediliyor&#8221; dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yararlibilgiler.net/beliniz-neden-agriyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uzmanlardan kene uyarısı</title>
		<link>http://www.yararlibilgiler.net/uzmanlardan-kene-uyarisi/</link>
		<comments>http://www.yararlibilgiler.net/uzmanlardan-kene-uyarisi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 12:36:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>webmaster</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[kene]]></category>
		<category><![CDATA[kene uyarısı]]></category>
		<category><![CDATA[kenelere dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanlardan kene uyarısı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yararlibilgiler.net/?p=17514</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlardan kene uyarısı Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İftihar Köksal, havaların ısınmasıyla kenelerin ortaya çıkmaya başladığına dikkat çekerek, &#8220;Artık keneyle, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi ile yaşamayı hem sağlık personelinin hem de halkımızın öğrenmesi lazım&#8221; dedi. Bu yıl havaların soğuk gitmesi sebebiyle geçen yıla göre ilk vakanın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Uzmanlardan kene uyarısı</strong></p>
<p>Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İftihar Köksal, havaların ısınmasıyla kenelerin ortaya çıkmaya başladığına dikkat çekerek, &#8220;Artık keneyle, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi ile yaşamayı hem <em>sağlık</em> personelinin hem de halkımızın öğrenmesi lazım&#8221; dedi.</p>
<p>Bu yıl havaların soğuk gitmesi sebebiyle geçen yıla göre ilk vakanın 15-20 gün geç geldiğini kaydeden Köksal, &#8220;Bahar gelip de havalar ısınmaya başladığında biz <em>sağlık</em>çılar olarak acaba ilk vaka ne zaman gelecek diye bekliyoruz. Tabii ki olmasını arzu etmiyoruz ama bu yaşadığımız bir gerçek. Bu sene havaların soğuk gitmesi sebebiyle geçen yıla göre gelen ilk vakamızın 15-20 gün daha geç geldiğini gözlemliyoruz. Ağırlıklı olarak mayıs ayının ikinci haftasında vakalarımızı görmeye başladık. Baktığımız zaman hastaların geldiği alanda bir değişiklik yok. Öncelikli olarak Kelkit Vadisi’nden vakalar gelmeye başlar, daha sonra da Çoruh Vadisi’ne komşu olan illerden vakalar gelmeye devam eder. Bizim de ilk vakamız Gümüşhane bölgesinden geldi. Daha sonra Bayburt ve civar ilçelerinden vakalar gelmeye devam etti. Tabii ki Trabzon olarak veya sahil kesimi olarak vakamız yok. Daha çok kırsal kesimden şikayet gelmekte. Henüz yaylaya çıkışlar başlamadığından yaylalarımızdan da vakalar gelmedi.<br />
<span id="more-17514"><br />
<h3>Sponsorlu Bağlantılar</h3>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "ca-pub-3173966614194377";
/* Anasayfa Alt 300x250 */
google_ad_slot = "0512194487";
google_ad_width = 300;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></span><br />
Daha önce yaptığımız çalışmalarda da 860 metre rakımın üzerinde vakanın oluşmadığını tespit etmiştik. Kene vakaları yeni başladı, enteresan bir şekilde de birden fazla vaka ile başladığını görüyoruz. Bu da havaların birden fazla ısınması ve kenelerin aktif faza geçmesi, insanların tarımla uğraşmaya aynı dönemde başlaması dolayısıyla da buna bağlı kene ısırığı vakalarının arttığını düşünüyoruz. Hastalık seyrine baktığımızda geçen yıllara göre bir farklılık yok. Aslında halkın bu hastalığı öğrenmiş olduğunu düşünüyorum. Çünkü bizler bu konuda çok eğitim verdik. Kırsal kesimde tarımla uğraşanlara broşürlerle ve sözel olarak ciddi eğitimler verdik, vermeye de devam ediyoruz. Her seferinde aynı şeyi vurguluyoruz, kene ısırığı ile karşılaştığınızda bir <em>sağlık</em> kuruluşuna başvurunuz. Kendiniz ilkel yöntemlerle bunu çıkarmayınız. Artık ilkbahar mevsimindeyiz, ahırların temizlenmesi ve beyaz badana yapılması konusunda sürekli uyarılarda bulunuyoruz. Çünkü keneler, soğuk, ıslak ve kirli yerlerde daha kolay yaşayabiliyor. Oraları beyaz badana ve dezenfekte yaptıklarında hem keneyi görme imkanları artar hem de barınma şansını azaltmış olurlar&#8221; dedi.</p>
<p>Kırsal kesimde çalışırken pantolon paçalarını çorap içlerine, giysi kollarını ise eldiven içine sokarak çalışılması uyarısında bulunan Köksal, &#8220;Eve döndüklerinde ise vücutlarında kene muayeneleri yapmalılar. Ama bunlar hala tam yapılmıyor ki biz hala kene vakalarıyla karşılaşıyoruz. İlimize gelen tüm vakalar Gümüşhane ve Giresun’un kırsalındandır. Çok şükür şimdiye kadar ölümcül bir vakamız olmamıştır. Umarım bundan sonra da olmaz. Burada ölümü tetikleyen sebepler ise hastanın ısırıldıktan veya kendinde belirti çıktıktan sonra bir <em>sağlık</em> kuruluşuna başvurmaması. Bunu artık öğrendik, Kırım Kongo’nun spesifik olarak etkene dönük bir tedavisi yok. Destek tedavisi ise çok önemli, çünkü kene ısırdıktan sonra vücuda giren virüs çok hızlı bir şekilde bağışıklık sistemini çökertmeye yönelik hareket ediyor. Öyle bir hale geliyor ki hem yaygın olarak kanamalar meydana geliyor hem de vücuttaki koruyucu hücrelerin miktarını ve cinsini azalttığı için hastalar birden bire düşkün hale geliyorlar. Bu hastalarda kanama çok önemli, kaybedilen hastalara baktığımızda vücudun değişik bölgelerinde çok ani ve hızlı kanamalarla yaşamını yitirdiklerini görüyoruz. Tıp dilinde vücudun hemodinamik denge dediğimiz dengenin bozulması ölümde çok önemli. O nedenden dolayı ısırılan vakaların, kendinde biraz halsizlik, bulantı, kusma, ateş, ishal, aşırı halsizlik, kas ve eklem ağrısı gibi belirtiler olduğunda lütfen bir <em>sağlık</em> kuruluşuna başvursun. Başka bir hastalığın belirtisi çıksa bile <em>sağlık</em> kuruluşuna gitmeyi ihmal etmesinler. Çünkü erken teşhis, hastaların vücut dengeleri bozulmadan yapılacak bir tanı ölümcül vakaların engellenmesinde çok önemli&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Bölgede kenelerin değişik isimlerle anıldığını kaydeden Köksal, &#8220;Kenenin birçok çeşidi var. Bütün bu kenelerin hepsi aynı virüsü taşımıyorlar. Özellikle Giresun, Ordu, Rize ve Trabzon sahil kesiminde olan küçük kenelerin zararı yok. Bunların kişiler tarafından çıkarılmasında bir sakınca yok. Kan emen keneler ise biraz daha iri, koyu renkli olan kolayla görülebilen mercimek tanesi kadar olan kenelerdir. Bunlar kan emdiklerinde nohut tanesi boyutlarında olan kenelerdir. Ama zararsız olan keneler ise toplu iğne başı boyutlarındadır. Kendilerinde kene muayenesi yaparken kişiler, kıllı, saçlı ve koltuk altı bölgelerini dikkatle incelemeli hatta bir yakınına inceletmelidirler. Çünkü keneler kolay saklandıkları ve nemli bölgeleri tercih ediyorlar. Biz hastalar hastaneye geldiklerinde tam olarak onları soyuyor ve bütün vücudunda kene muayenesi yaparak dezenfektanla yıkatıyoruz. Ertesi gün tekrar muayene yapıyoruz. Kenenin vücutta kalması süresi çok önemli, ne kadar kalırsa o kadar virüs salıyor vücuda. Ayrıda keneyi bireysel olarak çıkarmaya çalıştığımızda, cımbızla zorladığımızda kendini savunmak amaçlı olarak kene vücuda virüs kusuyor. Özetlersek kene vücutta ne kadar kalırsa, ne kadar kan emerse o kadar virüs yayar ve ölümcül hale gelir&#8221; şeklinde konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yararlibilgiler.net/uzmanlardan-kene-uyarisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Her şey kanser için</title>
		<link>http://www.yararlibilgiler.net/her-sey-kanser-icin/</link>
		<comments>http://www.yararlibilgiler.net/her-sey-kanser-icin/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 May 2012 05:39:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>webmaster</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanser bilinçlendirme koşusu]]></category>
		<category><![CDATA[kolon kanseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yararlibilgiler.net/?p=17510</guid>
		<description><![CDATA[Her şey kanser için İstanbul&#8217;da sporcular Türk Kolon ve Rektum Cerrahisi Derneği ve Tıbbi Onkoloji Derneği önderliğinde, Kolon Kanseri&#8217;ne dikkat çekmek için 236 metre yükseklikteki Sapphire binasına koşarak çıktı. Kolon Kanseri hakkında kamuoyunu bilinçlendirmek amacıyla Türk Kolon ve Rektum Cerrahisi Derneği ve Tıbbi Onkoloji Derneği önderliğinde Merck Serono İlaç desteğiyle &#8220;Kolon Kanserine Karşı Harekete Geçin&#8221; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Her şey kanser için</strong></p>
<p>İstanbul&#8217;da sporcular Türk Kolon ve Rektum Cerrahisi Derneği ve Tıbbi Onkoloji Derneği önderliğinde, Kolon Kanseri&#8217;ne dikkat çekmek için 236 metre yükseklikteki Sapphire binasına koşarak çıktı.</p>
<p>Kolon Kanseri hakkında kamuoyunu bilinçlendirmek amacıyla Türk Kolon ve Rektum Cerrahisi Derneği ve Tıbbi Onkoloji Derneği önderliğinde Merck Serono İlaç desteğiyle &#8220;Kolon Kanserine Karşı Harekete Geçin&#8221; bilinçlendirme koşusu düzenlendi. Bu yıl 2. kez düzenlenen Kolon Kanseri Bilinçlendirme Koşusu ile düzenli <em>sağlık</em> taramaları ve erken teşhisle kolon kanserinin tedavi edilebilir bir hastalık olduğu vurgulandı.<br />
Türkiye Basketbol Milli Takımı eski Kaptanı İbrahim Kutluay&#8217;ın da katıldığı koşuda mücadele eden gönüllüler, 236 metre, 56 kat, 1344 basamaklı İstanbul Sapphire binasına koşarak çıktı. Kıyasıya gerçekleştirilen yarış sonrasında kadınlar ve erkekler kategorisinde dereceye girenlere ödüller<br />
verildi.<span id="more-17510"><br />
<h3>Sponsorlu Bağlantılar</h3>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "ca-pub-3173966614194377";
/* Anasayfa Alt 300x250 */
google_ad_slot = "0512194487";
google_ad_width = 300;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></span><br />
Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Şuayip Yalçın, kolon kanserinin erken teşhis ve doğru tedavi ile önlenebileceğine vurgu yaptı. Yalçın,<br />
&#8220;Hastalığa yakalanmak her şeyin sonu değil. Yeni geliştirilen yöntemlerle hastalıktan kurtulmak artık mümkün. Hastalığın hangi evresinde olursa olsun bu hastalık tedavi edilebiliyor&#8221; dedi.<br />
Türk Kolon ve Rektum Cerrahisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Dursun Buğra ise cerrahın kolon kanserindeki tedavideki rolü hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Kolonoskopinin önemine dikkat çeken Buğra, &#8220;Hastalık erken teşhis edilirse polip aşamasında tedavi mümkün&#8221; diye konuştu.<br />
İbrahim Kutluay ise iyi bir amaca hizmet eden böylesine bir etkinlikte olmaktan büyük gurur duyduğunu söyledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yararlibilgiler.net/her-sey-kanser-icin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Egzersiz yaparken dikkatli olun</title>
		<link>http://www.yararlibilgiler.net/egzersiz-yaparken-dikkatli-olun/</link>
		<comments>http://www.yararlibilgiler.net/egzersiz-yaparken-dikkatli-olun/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 May 2012 11:43:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>webmaster</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[Egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[egzersize dikkat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yararlibilgiler.net/?p=17504</guid>
		<description><![CDATA[Egzersiz yaparken dikkatli olun Uzmanlar, sağlık için sürekli egzersiz yapılması gerektiğini, ancak bunu yaparken de bazı kurallara dikkat edilmesi gerektiğini bildiriyor. Çanakkale Halk Sağlığı Müdürlüğü, 10 Mayıs’ın Dünya Sağlık Örgütü tarafından “Sağlık İçin Hareket Et Günü” olarak belirlendiğini hatırlatarak, yazılı bir açıklama yaptı. Düzenli fiziksel aktivitenin, sağlıklı kilonun sürdürülmesi, dayanıklılık, güç ve esnekliğin artmasındaki rolünün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Egzersiz yaparken dikkatli olun</strong></p>
<p>Uzmanlar, <em>sağlık</em> için sürekli egzersiz yapılması gerektiğini, ancak bunu yaparken de bazı kurallara dikkat edilmesi gerektiğini bildiriyor.</p>
<p>Çanakkale Halk Sağlığı Müdürlüğü, 10 Mayıs’ın Dünya <em>Sağlık</em> Örgütü tarafından “<em>Sağlık</em> İçin Hareket Et Günü” olarak belirlendiğini hatırlatarak, yazılı bir açıklama yaptı. Düzenli fiziksel aktivitenin, sağlıklı kilonun sürdürülmesi, dayanıklılık, güç ve esnekliğin artmasındaki rolünün yanı sıra toplumda sık görülen kalp-damar hastalıkları, şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kanser gibi kronik hastalıklara yakalanma riskini azalttığı belirtilen açıklamada, “Fiziksel aktivite, kas ve eklemlerimizi kullanarak enerji tüketimi ile gerçekleşen herhangi bir beden hareketi olarak tanımlanmaktadır. Hareket, kişinin beden ve ruh sağlığının geliştirilmesinde temel araçlardan birisidir. Bir halk sağlığı sorunu olmasının yanı sıra, toplum refahını, çevrenin korunmasını teşvik eder ve gelecek nesillere bir yatırım oluşturur” denildi.<br />
<span id="more-17504"><br />
<h3>Sponsorlu Bağlantılar</h3>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "ca-pub-3173966614194377";
/* Anasayfa Alt 300x250 */
google_ad_slot = "0512194487";
google_ad_width = 300;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></span><br />
Haftanın beş günü en az 30 dakika orta şiddette fiziki faaliyet yapılması gerektiği belirtilen açıklamada, “Orta şiddette fiziksel aktivite, solunum ve kalp atışında küçük artışlara sebep olan orta derecede efor gerektiren hareketlerdir. Ancak egzersiz uygularken bazı konulara dikkat etmek gerekir. Önce ısınma hareketleri yapılmalıdır. Esneklik egzersizleri yapılmalıdır. Egzersiz sırasında kalp atım hızı izlenmelidir. Egzersiz sırasında nefes tutulmamalıdır. Grup halinde fiziksel aktivite yapılabilir. Egzersiz sonunda aktivite düzeyi yavaş yavaş azaltılmalıdır. Unutulmamalıdır ki; düzenli egzersiz ile yeterli ve dengeli beslenme sağlıklı bir hayatın vazgeçilmez unsurlarındandır” ifadelerine yer verildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yararlibilgiler.net/egzersiz-yaparken-dikkatli-olun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

