Kuranı Kerimin Özellikleri

En son ve en büyük peygamber Hz. Muhammed (s.a.s.)'e ALLAH tarafından gönderilen Kur'an-ı Kerim müslümanlığın kutsal kitabıdır. Kur'an-ı Kerim'i diğer ilahi kitaplardan ayıran ve üstün kılan birçok özellikler vardır.

Bu özelliklerin başlıcaları şunlardır Kur'an-ı Kerim Peygamberimize indiği gibi hiç bir değişikliğe uğramadan bize kadar gelmiştir. Kıyamete kadar da bozulmadan devam edecektir.

Öteki kutsal kitaplardan bazıları tamamen kaybolmuş, bazıları da birçok değişikliklere uğrayarak bozulmuş ve hiçbiri Allah'tan gönderildiği gibi muhafaza edilememiştir.

Kur'an-ı Kerim'i koruyacağını Yüce Allah, şu ayetle teminat altına almıştır Kur'an-ı sana Biz indirdik, onun koruyucu su da Biziz Gerçekten de Allah, kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim'i günümüze kadar korudu, kıyamete kadar da koruyacaktır.

Kur'an-ı Kerim toplu olarak değil, zaman ve olaylara göre ayetler ve süreler halinde parça parça inmiştir. Bu durum, onun kolayca ezberlenmesini ve anlaşılmasını sağlamıştır.

Kur'an-ı Kerim son ilahî kitaptır. Ondan sonra başka kitap gelmeyecektir. Kur'an'ın hükümleri kıyamete kadar geçerli olacak, değişmiyecektir. Önceki kitaplar ise belirli bir zaman için gönderilmişti.

Kur'an-ı Kerim, bütün insanlığa gönderilen bir kitaptır. Her asrın ihtiyaçlarını karşılayacak Hakikat ve hikmetlerle doludur.

Kur'an-ı Kerim'in Nazil Oluşu ve Vahiy Gerçeği
Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.), kendisine peygamberlik görevi verilmeden önce bir süre mekke yakınındaki Hira dağında bir mağar Aya çekilir, Allah'ın büyüklüğünü düşünmekle meşgul olurdu.

610 yılının ramazan ayında bir Pazartesi gecesi yine Hira'daki mağar aya çekilmiş, gönlü ve bütün varlığı ile Allah'a yönelmişti. İşte bu sırada meleklerin en büyüğü olan Cebrail (a.s.), Allah'ın emriyle peygamberimize gelerek Oku! dedi ve bu emri üç defa tekrarladı. sevgili Peygamberimiz, Ne okuyayım? deyince Cebrail (a.s.), Kur'an-ı Kerim'den beş ayeti tebliğ etti. Böylece ilk vahiy geldi ve Kur'an-ı Kerim nazil olmaya başladı.

Kur'an-ı Kerim, peygamberimize vahiy yoluyla gelmiştir. Vahiy
Allah tarafından doğrudan doğruya veya elçi vasıtasıyla peygamberlere bildirilen ve kesinlik ifade eden bilgidir. Vahyin çeşitleri vardır. Allah bu vahiy yollarından biri ile sözünü peygamberlerine duyurmuştur.

Bu yollardan biri de Yüce Allah'ın, sözünü bir melek aracılığı ile peygamberlerine duyurmasıdır.

Allah'ın sözünü peygambere bildiren melek bazen kendi suretinde gelirdi. Bazen de bir insan şeklinde gelir, orada bulunanlar kendisini görür, sesini işitirlerdi. Bazı zamanlarda da melek vahyi peygambere bildirir, fakat kendisi görünmezdi.

Kur'an-ı Kerim, Peygamber Efendimize Cebrail adlı melek aracılığı ile indirilmiştir.

İlk vahiy geldiği zaman Peygamberimiz (s.a.s.) kırk yaşında idi.

Kur'an'ın inmeye başlamasıyla Hz. Muhammed (s.a.s.)'in Peygamberlik görevi başlamış oldu. Kur'an-ı Kerim, bazen ayet-ayet, bazen de süreler halinde parça-parça inerek 23 senede tamamlandı.

Kur'an-ı Kerim'in Yazılması ve Mushaf Haline Getirilmesi
Kur'an ayetleri geldikçe Peygamberimiz (s.a.s.), vahiy katiplerini çağırır, ayetleri hangi surenin, neresine yazılacağını gösterirdi. Vahiy katipleri de gösterildiği gibi yazarlardı. Nazil olan ayetleri Ashab-ı Kiram okur ve birçoğu da ezberlerdi. Böylece Kur'an-ı Kerim, Peygamberimizden günümüze dek hem yazılarak, hem de ezberlenerek muhafaza edilmiştir.

Peygamberimizin sağlığında ayetler inmeye devam ettiği için Kur'an'ın yazıldığı sahifeler mushaf haline getirilememişti. Kur'an, vahyin sona ermesiyle tamam oldu.

Peygamberimiz (s.a.s.) in vefatından sonra halife olan Hz. Ebu Bekir, ashabın ileri gelenlerinden bir komisyon kurdu. Bu komisyon, ayrı ayrı sahifelerde bulunan Kur'an sure ve ayetlerini bir araya topladı, hafızların ezberledikleri Kur'an ile karşılaştırarak, yazıp Mushaf haline getirdi.

Kur'an sahifelerinin bir araya toplanarak kitap haline getirilmiş şekline Mushaf denir.
Böylece Kur'an-ı Kerim, Allah'tan Peygamberimize vahyedildiği gibi muhafaza edimiş, hiç bir değişikliğe uğramadan günümüze kadar gelmiştir. Kıyamete kadar da böyle devam edecektir.

Kur'an-ı Kerim'e Karşı Görevlerimiz
1) Her müslüman, Kur'an-ı Kerim'in Allah'ın sözü olduğunu bilmeli ve tecvid kurallarına uygun olarak Kur'an'ı yanlışsız okumalıdır.

2) Kur'an-ı Kerim'i abdestli olarak eline alıp Eüzü- besmele ile okumaya başlamalıdır. Kur'an'ı okurken mümkünse kıbleye karşı dönmeli ve son derece edepli, saygılı olmalı ve anlamını öğrenmeye çalışmalıdır.

3) Kur'an-ı Kerim, temiz yerlerde okunmalı; başka işlerle meşgul olup, dinlemeyen kimselerin yanında ve pis yerlerde okunmamalıdır.

4) Kur'an-ı Kerim, yüksek ve temiz yerlerde bulundurulmalı, hürmetsizlik sayılacak yerlere konulmamalıdır.

5) Kur'an'ın yap dediklerini yapmalı, yapma dediklerinden sakınmalı, Kur'an'ın ahlak ilkelerine uygun hareket etmelidir.

Kur'an Okumanın Fazileti Hakkında Peygamberimizin Mübarek Sözleri
Sizin en hayırlınız, Kur'an-ı öğrenen ve öğretendir.

Kim Allah'ın kitabı Kur'an'dan bir harf okursa onun için bir sevap vardır. Her sevabın karşılığı da on kat verilecektir.

Kim Allah'ın kitabı Kur'andan bir ayet dinlerse, ona kat-kat sevap verilir. Kim de Allah'ın kitabından bir ayet okursa kıyamet gününde kendisine nur olur.

Kur'an okuyunuz. Çünkü o, kıyamet günü okuyanlara şefaat edecektir.

Kim Kur'an-ı Kerim'i okur ve onunla amel ederse, kıyamet günü onun anne ve babasına öyle bir taç giydirilir ki, onun aydınlığı dünyada evlere vuran Güneş ışığından daha parlaktır. Artık siz bununla amel edenin sevabını hesap edin.

“Kuranı Kerimin Özellikleri” Konuya Yorum Yapın

  1. furkan diyor ki:

    güzel siteymiş yha:D

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>