Bebekler Geceleri Neden Sık Uyanır
Üç aylık bebeğiniz geceleri devamlı olarak uyanıyor ve...
Psikosomatik Hastalıklar
“Soma” vücut, beden anlamına gelir. “Psikosomatik” psikolojik...
Bitkisel Zayıflama
Obezite
Besinlerle alınan eneji miktarının, metobolizma ve fiziksel aktiv...
Diş Gıcırdatma
Geceleri uyurken dişlerimi fazlasıyla gıcırdatıyorum.Uyandığımda çenem...

Amniyosentez Nedir
Bebeğiniz tüm hamileliğiniz süresince amniyon kesesi adı verilen bir kese içinde gelişimini sürdürür. Bu kesenin içi amniyon sıvısı adı verilen bir Sıvı ile doludur. Amniyon sıvısı statik bir sıvı olmayıp sürekli emilim ve yapım halinde bulunur. Sıvının ana kaynağı bebeğin akciğerleri ve boşaltım sistemidir. Bu sıvı aynı zamanda bebekten dökülen hücreleri de içerir. Bu hücreler bebeğinizin tüm hücreleri ile aynı genetik yapıya sahip olduklarından incelenmeleri bebeğinizin genetik durumu hakkında bilgi verir.
Amniyosentez bebeğinizin içinde yüzdüğü amniyon sıvısından ince bir iğne yardımıyla örnek alınması demektir. En sık uygulanan anne karnında tanı yöntemlerinden birisidir. ilk kez 1882 yılında fazla olan amniyon sıvısının miktarını azaltmak için uygulanmıştır. Daha sonraları ise kan uyuşmazlığı olan çiftlerde bebeğin etkilenme derecesini saptamak için ya da erken doğum tehditi olgularında bebeğin Akciğer olgunlaşmasının yeterli olup olmadığını değerlendirmek amacıyla kullanım alanı bulmuştur. Günümüzde ise başta bebekteki bazı doğum defektlerini ve genetik bozuklukları saptamak olmak üzere pek çok nedenle gebeliğin ikinci trimester’ında uygulanan bir testtir. tıp alanında ve gebelik takibinde pek çok modern gelişme lmasına rağmen amniyosentez hala daha en yeterli Bilgiyi sağlayan altın değerinde bir testtir.

Jimnastiği Aksatmayın
Doğum sonrası iyi bir karın kas tabakasının oluşması ve perinenin kuvvetlenmesi anne için büyük önem taşımaktadır. Ancak,düzenli lohusa jimnastiği ile kasların lohusalık sonrasında işlevlerini kazanması ve hatta eski kuvvet ve yumuşaklığına kavuşması mümkündür. Aşağıda yer alan egzersiz ve önerilerin yardımıyla her kadın aktif olarak ve kendi çabasıyla vücudunun tüm işlevlerinin tekrar eski haline dönmesini sağlayabilir.
Doğumdan sonraki 10 güne kadar süren erken lohusalık döneminde vücudun eski haline dönmesine yönelik jimnastik çalışmaları sizler için oldukça fayda sağlayacaktır. Gebelik sırasında karın kaslarının ve doğum sırasında perine kaslarının aşırı gerilmesi sonucu her iki kas grubu da başlangıçta çok zayıf durumdadırlar.

Su Gebeliği
Halk arasında su gebeliği olarak da adlandırılan bu durumda gebelik kesesini oluşturan zar ve plasenta oluşurken bu yapıların içinde bir bebek bulunmaz.
Tanısı ultrasonda embryo ve kalp atımları görülmesi gereken haftalarda kesenin boş olarak izlenmesi ile konur. Erken gebelikte konulan bir tanı olduğu için bazı özel durumlara dikkat etmek gerekir. Özellikle adet kanamaları düzensiz olan kişilerde yumurtlama beklenen tarihten daha sonra gerçekleşmiş olabileceğinden bu durum özellikle dikkate alınmalıdır.
Boş gebelik ile çok erken dönemdeki normal bir gebeliği ayırdetmenin en önemli yolu kese içinde yolk kesesi adı verilen yapının izlenmesidir. Yolk kesesi varlığı gebeliğin boş gebelik olmadığının en önemli belirtisidir. Öte yandan kesenin ultrasondaki görüntüsü de bu iki durumun ayrımında yol gösterici olabilir. Teorik olarak son adet tarihinden yaklaşık 5 hafta geçen durumlarda transvajinal ultrasonografi ile fetus görülebilmelidir. Bunun gerçekleşmediği durumlarda ise boş gebelik tanısı koymak için aceleci davranmak çok yanlış bir yaklaşım olacaktır. Bu gibi bir durum varlığında en azından bir hafta beklenerek durumun gidişatı hakkında yeterli bilgi edinilmelidir.

Endometrium hiperplazisi
Rahimin iç kısmını döşeyen zar tabakasına endometirum adı verilir. Endometirum statik değil, sürekli yenilenme dönemleri yaşayan bir dokudur.Görevi gebelik esnasında gebelik ürününe yataklık etmek ve gebeliğin sonuna kadar onu taşımaktır.
Endometrium tabakası iki bölümden oluşur. Altta kalan 1/3′lük kısım bazal tabakadır ve yıkılmaz. Üstteki 2/3′lük kısım ise fonksiyonel tabakadır ve gebelik olmadığında dökülerek adet kanaması ile birlikte vücut dışına atılır.
Fonksiyonel tabaka adet kanamasının bitmesi ile birlikte overlerden salgılanan östrojen hormonunun etkisi ile kalınlaşmaya başlar. Bu döneme proliferasyon fazı ya da folliküler faz adı verilir. Folliküler faz adet kanaması ile birlikte başlar ve yumurtlamaya kadar (ovülasyon) devam eder.Bu devrede hakim olan hormon östrojendir.

Hamileliğe Hazırlıkta Folik Asit Kullanımı
Hamile kalmak istiyorsanız veya hamile iseniz,doğru beslenmeniz çok önemlidir.Folik asit kullanımı ise ayrı bir konudur. Folik asit çocuğun bazı belirli sakatlıklarla doğma şansını azaltabilir.
Folik Asit niçin önemlidir
Hamileliğin ilk haftalarında çocukta merkezi sinir sisteminin gelişimi için düzenleme oluşur. Daha sonra bundan hareketle beyin ve omurilik oluşur. Bu sürecin iyi sonuçlanması önemlidir, çünkü yoksa çocukta sakatlıklar oluşabilir. Bu sakatlıklar nöral tüp defektleri (kusur) olarak isimlendiriliyor. Bu sakatlıklardan bir tanesi “açık omurga” veya spina bifida olarak da isimlendirilir. O zaman çocuk genellikle bedensel özürlüdür ve ayrıca zeka geriliğinede sahip olabilir. Bebek beyni olmadanda doğmuş olabilir (anensefali). Böyle bir çocuk genellikle doğumdan hemen sonra veya doğduktan sonra ilk hafta içerisinde hayatını kaybeder.

Doğum Kontrol Haplarına Dikkat
Doğum Kontrol hapı kullanıyor iseniz dikkat etmeniz gereken bir husus var. Doğum Kontrol hapı kullanımını bırakır bırakmaz hamile kalmanız düşüğe neden olabilir. Gebeliğin düşük ile sonuçlanmaması için hap kullanımını bırakdıkdan sonra en az 2 ay beklemeniz tavsiye ediliyor.
Hemen hamile kalmayın
Doğum kontrol hapını bırakır bırakmaz hamile kalan kadınları düşük tehlikesi bekliyor. Prof. Dr. Neşe Kavak, “Gebe kalmayı, doğum kontrol hapını bıraktıktan en az iki ay sonra deneyin” diyor.
Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Neşe Kavak kendisi de düşük yaşamış bir doktor. Kavak, hamile kalan her üç kadından birinin başına gelen düşükle ilgili tıp dünyasında yapılan son çalışmalarla ilgili bilgi verdi:

Gebelikte Doktor Kontrolleri
Adet gününüzün üstünden 10 gün geçtikden sonra,gebelik testinizde pozitif çıktı ise hemen bir doktora gidilmelidir.
Gebelik süresince 32. haftaya kadar ayda bir kez, 32. ve 36. haftalar arası 15 günde bir, bu tarihten itibaren doğuma kadar ise hekiminizin uygun göreceği bir sıklıkta gebelik kontrolü gerekir. Bu kontroller esnasında bazı temel tetkikler yapılır, bebeğin ve kadının gelişimi kontrol edilip standartlara uygun olup olmadıklarına karar verilir. Ayrıca bebekte veya anne adayında anormallik var ise bu saptanır ve bu anormalliklerin çözümüne yönelik tedavi yöntemleri saptanıp uygulanır.
Durumu özel olan bazı anne adaylarında gerekli tetkikler ve araştırmalar gerçekleştirilir.

Hamileliğin Dokuzuncu Ayı
Karnınızın altında basınç artışı ve bebeğin aşağıya doğru inişini hissedebilirsiniz. Bu duruma angajman denir. Nefes alma ve yemek yemek konusunda biraz daha rahatlasanız da, sık idrara gitme ve yürüyüş yapmak giderek zorlaşır.
Kendinizi çok iri ve rahatsız hissedebilirsiniz, üzülmeyin, kitap okumak, sinemaya gitmek gibi keyifli vakit geçirebilirsiniz.
Braxton Hicks kasılmaları sıklaşır. 1 saat içinde 4 veya daha fazla kasılma olursa doktorunuza haber verin.
Sakarlıklarınız olabilir.
iştahınız azalabilir veya artabilir.
Kabızlık şikayetiniz artabilir.
Kalçanızda ve leğen kemiğinde rahatsızlık ve ağrı hissedebilirsiniz.
Elleriniz ve ayaklarınız, bazen el ve yüzünüz şişebilir.
Oturduğunuz yerden kalkmakta zorlanabilirsiniz. Düz arkalıklı veya kollu sandalyelere oturmayı tercih edin, kalkarken destek te alabilirsiniz.
Bacaklarınızda varisler, basur artmış olabilir.

Hamilelik ve Toksoplazma
Pek çok kişi etraflarında bir kadının kediden bulaşan bir hastalık yüzünden düşük ya da ölü doğum yaptığı öykülerini duymuştur. Bu öyküler nedeni ile hamile kadınlar genelde kedi köpek gibi evcil hayvanlardan uzak durmaya çalışırlar. Hatta hamilelik öncesinde evlerinde bu tür evcil hayvan besleyenler ya bu dostlarını ebediyen terk ederler ya da bir tanıdıklarına vermeye çalışırlar. Hamilelikleri sırasında da kedi ya da köpek beslenen evlere pek uğramazlar.
Kedilerden bulaştığı inancı yaygın olan bu hastalığın adı toksoplazmozis’dir. Gerçekçi olmak gerekirse insanlara bulaşan toksoplazma enfeksiyonlarında kediler en az suçlanması gereken faktördür.
Toksoplazmozis nedir
Toksoplazmozis Toxoplasma gondii adı verilen parazitin neden olduğu bir enfeksiyondur. ilk kez 1908 yılında Afrikada gondi adı verilen bir tür kemirgende saptanmıştır. Tüm dünyada insanların da dahil olduğu pekçok tür omurgalı canlıda enfeksiyona neden olur. Buna karşılık sadece evcil kedilerin barsağında dişisi ve erkeği bir araya gelerek üreyebilir. Başka bir yerde üremesi mümkün değildir. Bu enfektif parazitler kedinin dışkısı ile dış dünyaya atılır ve buradan diğer canlılara sindirim sistemi yolu ile bulaşır. Bir başka değişle enfeskiyonun insan ya da diğer hayvanlara bulaşabilmesi için ağızlarından girmesi gerekir.

Hamileliğin Beşinci Ayı
Ağırlığınız artacak, kilonuza dikkat etmelisiniz Bebeğin en hızlı büyüdüğü, iştahınızın arttığı bir dönemdesiniz.
Hamileligin 5. Ayinda Anne Adayinda Yasanan Degisiklikler:
Göğüsleriniz daha fazla büyümeye, yumuşamaya, toplardamarlar görülmeye başlar. Colostrum denen sıvı, ilk süt kıvamlı sıvı gelebilir. Göğüs ucundaki koyu renk alan areolanın, genişlemeye başladığını farkedebilirsiniz, bazen göğsün yarısını kaplayacak kadarda büyüyebilir. Bu hamileliğin zararsız bir yan etkisidir ve bebeğin doğumundan hemen sonra 12 aya kadar büyük kalabilir.
Rahim karın içinde iyice büyümüştür, üst sınırı göbek deliğine ulaşmıştır. Karnın alt kısmında bazı ağrılar hissedebilirsiniz, telaşa kapılmanıza gerek yoktur, büyüyen rahminizi destekleyen kaslar ve bağlar gerilmektedir.
Saçlarınız daha ince ve yağlı olabilir. Cildinizdeki olumlu değişiklikler nedeniyle de kendinizi daha güzelleşmiş ve iyi hissedeceksiniz.
Bebeğin büyümesi ile genişleyen rahminiz kalın barsaklara baskı yapar ve barsak alışkanlığınız düzensizleşir, kabızlık artabilir.
Hamilelik sırasında sıklıkla bacaklarınızdaki kan damarları görünür hale gelir, varisler oluşabilir, yaygınlaşabilir. Bunu an aza indirmek veya önlemek için, uzun süre ayakta durmak veya oturmaktan kaçının, bacaklarınızı uzatın, sık sık hareket edin, dolaşın ve doktorunuz önerirse varis çorabı giyin.
Nefesiniz kesilmeye başladı mı? Biraz nefes darlığı normaldir, büyüyen rahim akciğerleri ittikçe bu şikayetiniz biraz daha artabilir.

Gebelikte Aşermek
Beslenme uzmanları aşerme olayının, gıdanın kendisine değil, vücutta oluşturduğu etkiye yönelik olduğunu belirtiyorlar. Ayrıca, beslenme şeklinizdeki bir dengesizlikten de kaynaklanabiliyor. Mesela tahıl açısından zengin bir diyet uyguluyorsanız, yağ ve tatlılara karşı aşırı bir istek duymaya başlayabilirsiniz; veya protein açısından zengin bir beslenme şekli, yine şeker yeme istediğini, bol şeker tüketimi de, tuzlu yeme arzusunu artırabilir.
Pek çok anne adayı,gebelik esnasında tat ve koku alma duyularında değişiklik gözlemler. Örneğin, bazı kadınlar hamileliğin ilk dönemlerinde ağızlarında metalik bir tat olduğundan bahsedebilir. Bu tür değişiklikler, bazı besinlere duyulan istek ve diğerlerine duyulan isteksizlikle açıklanabilir.
Aşermek, bazı kadınlarda duyguların bilinç seviyesindeki, ya da bilinç altındaki karşılığı şeklinde de ortaya çıkabilir. Örneğin çocukluğunuzda hoşlandığınız bir şeyi yemek isteyebilir, ya da din veya kültürünüzle özel bir bağlantısı olan bir besini tüketmek isteyebilirsiniz. Özellikle de hala aynı çevrede yaşıyorsanız. Yeme alışkanlığınız olamayan gıdaları arzulamanız, hamile olmak gibi özel bir duruma dikkat çekmek için kullandığınız size özel bir yol da olabilir.

Riskli gebelikler
Gebelik ve doğum, büyük oranda sorunsuz geçen, anne, baba ve aile çevresi için, mutluluk, heyecan ve keyif dolu bir dönemdir. Sağlıklı bir gebelik ve doğum için, gebelik öncesi, gebelik, doğum ve lohusalık döneminin, doğum hekimini gözetiminde geçmesi en ideal olanıdır. Bu süreçte riskli durumların erkence saptanması, ailenin ve bebeğin sorunlarına en uygun çözümü sağlar.10-15 yıl önce hiçbir şey yapılamayan durumların tedavisi ve önleminin alınması, günümüzde mümkün olmaktadır.Bu nedenle, bazı durumlar, gebeliğin daha dikkatli ve riskli gebelikler konusunda deneyimli doktorlarca takibini gerektirir.Risk doğuran durumlar birkaç bana grupta kendini gösterir.
Anne – babaya ait sorunlar
Anne, baba veya ebeveynlerin ailelerinde görülen genetik hastalıklar,
Akraba evlilikleri
Anne veya babanın yaşı
Annedeki kilo problemleri
Annenin daha önce geçirdiği ameliyatlar
Sigara, alkol ve toksik madde bağımlılığı
Gebelik zehirlenmesi

Hamileliğin Dördüncü Ayı
4.ay tetkiklerini ihmal etmeyiniz.
Hamileligin 4. Ayinda Anne Adayinda Yasanan Degisiklikler
Gebeliğin erken belirtileri olan sabah bulantıları, yorgunluk şikayetleriniz ve düşük riski 2.trimesterde genellikle azalır. Aynı zamanda ilk kez bebeğin hareketlerini hissetmeye başlarsınız. Rahimdeki bu ilk kıpırtıları önce mide gurultusu sanabilirsiniz, kelebek kıpırtısına benzetenler de vardır, bunun gerçekte bebeğin hareketleri olduğunu anladığınızda kaydedin ve kontrolde doktorunuza söyleyin, ama önce babayla paylaşın.
Dışardan hamile gibi görünmeye başlayabilirsiniz.
Plasenta şekillenmiştir ve hamileliğinizin sağlığı için hormon üretmeye devam eder, salgılanan hormonlar ilerde daha kolay doğum için kaslarınızı ve eklemlerinizi yumuşatır.

Hamilelikte ağız sağlığı
Hamilelik ağız sağlığını nasıl etkiler
Hamilelik sırasında anne dişlerinden kalsiyum kaybı ve her hamilelikte annenin bir dişini kaybedeceği yanlış bir inanıştır. Fakat hamilelik sırasında ağız sağlığında bazı değişikliklerin olacağı da bir gerçektir. En önemli değişiklik östrojen ve progesteron hormon düzeylerindeki artış olup, bu durum da dişler üzerindeki plak birikiminin artması ile bağlantılıdır.
Eğer plak uzaklaştırılmazsa dişeti iltihabına (gingivitis) neden olur. Bu durum “hamilelik gingivitisi” adını alır. Dişeti kırmızı, hacim olarak artmış, hassas ve kanamalıdır. Bu tablo daha çok 2. üç aylık dönemde hamile kadınların çoğunluğunu farklı şiddette etkiler. Eğer gingivitis zaten mevcutsa hamilelik sırasında şiddeti artabilir ve tedavi edilmezse periodontitise ilerleyebilir. Hamile kadınlarda aynı zamanda “hamilelik tümörü” geliştirme riski de vardır. Bunlar dişeti büyümelerinin irritasyonu sonucu oluşan iltihabi lezyonlardır. Genellikle kendi haline bırakılmakla beraber, hastaya rahatsızlık veriyorsa veya çiğneme, fırçalama ve diğer ağız bakımı işlemlerini engelliyorsa dişhekimi tarafından alınmalıdır.