Fobilerin Tedavisi

yararlibilgiler.net

Fobilerin Tedavisi

İlaç tedavisi
Fobim bozuklukta ilaçların ö nemli bir eteksi yoktur ve fobilerin tedavisinde genellikle ilaç kullanılmaz davranış tedavisi uygulanır. Anksiyete bozukluğu olan hastalarda da kişilik sorunları sik görüldüğü için bu sorunların çözümünde psik analitik tedavi uygulanması önerilir.

Psikoterapi
Fobilerin ve panik bozukluğunun sağlatımında davranışçı yöntemlerin etkisinin başka Psikoterapi türlerinden daha yüksek olduğu kanıtlanmıştır.

Panik bozukluğunda ve agorafobide en etkili yöntemin ?üstüne giderek alıştırma? tedavisi olduğu anlaşılmaktadır. Alıştırma yönteminde hastanın fobim durumlarla özellikle karsılaşması ve korku doğuran durumun ya da nesnenin üzerine azar artan derece ve sürelerle gitmesi istenir.

Fobi Çeşitleri

yararlibilgiler.net

Fobi Çeşitleri

Fobiler baslıca üç guruba ayrılabilir

Sosyal Fobi Agorafobi Özgül Fobiler

Sosyal fobi
Sosyal ortamlarda başkaları tarafından inceleme altında tutulduğu korkusu performans gösterilmesi gereken durumlarda eleştirilme yada küçük düşme korkusunun yaşanmasıdır.Ve kişi bu korkunun yaşanmasından kurgulamak için bu tür sosyal ortamlara girmekten kaçınır. Kaçınma nedeniyle kişinin sosyal meslekî ya da aile yasamı etkilenir.

Sosyal fobi iki farklı şekilde görülür:

Genel
Korkular hemen her durum için geçerlidir.

Fobi Nedir

yararlibilgiler.net

Fobi Nedir

Fobi, bir şeye karşı duyulan korkunun, bireyin gündelik yaşamını olumsuz yönde etkilemesi halidir.

Korku’dan fobi’ye
Her canlı, birey olarak varlığını tehdit eden ya da tehdit riski taşıyan varlık ve durumlardan içgüdüsel olarak kaçınır. insan bilincinde bu kaçınma, korku olarak algılanmaktadır. Korku bu haliyle, kişinin varlığını, yaşamını sürdürmesine hizmet eden savunma sistemlerinin bir ön-uyarı mekanizmasıdır ve yaşamın sürdürülebilmesi için gereklidir.

Örneğin, her insan şu ya da bu ölçüde köpekten korkar. Hafif ya da ağır, hatta ölüme neden olabilecek bir tehlike kaynağı olabilecek köpekten korkmak, olağandır ve gereklidir. Bir köpekten gelebilecek tehlike için gereken önlemleri alarak bu korkunun üstesinden gelebilmek, böylece bir köpekle fiziksel ya da duygusal temas kurabilmek düzeyinde tutulabilen köpek korkusu, hastalıklı bir durum olarak kabul edilemez. Çünkü bu haliyle, kişinin kontrolünden çıkmış, onun istencine hükmeden, sonuçta günlük yaşamını olumsuz yönde etkileyen bir duygu-durum değildir.

Fobilerin Nedenleri

yararlibilgiler.net

Fobilerin Nedenleri

Fobilerin gerçek nedenleri bilinmemektedir. Öne sürülen fobi nedenleri türlerine göre değişmekle birlikte ayni fobi türünde de hastadan hastaya değişiklik gösterir.

Ruhsal rahatsızlıkların çoğunda olduğu gibi fobilerde de neden biyolojik genetik ve çevreseldir. Bazı özgül fobilerde genetik yakinlik fazladır. Örneğin kan aldırma veya enjeksiyon yaptırma fobisi olan kişilerde ailede benzer hastalık normal topluma göre daha siktir.

Ancak bu yatkınlığın genetik veya çevresel etkenlere bağlı olarak gelişip gelişmediğini aydınlatacak araştırmalar henüz yetersizdir. Bazı insanlarda adrenalin ve noradrenalin salınımının fazla olmasının veya etkilenen organların bu maddelere normal insanlara göre daha duyarlı olmasının bu hastalığa yol açtığı ileri sürülmektedir. Verilen ilaç tedavileri de bu maddelerin salınımını veya bedensel duyarlılığı azaltmaya yöneliktir. Psikiyatride fobilerin geçmiş yaşantılara bağlı olarak geliştiği yolunda ispatlanmamış çeşitli teoriler mevcuttur.

Panik Atak ve Hipnoz

yararlibilgiler.net

Panik Atak ve Hipnoz

Panik atak nedir
Ansızın , herhangi bir yerde beklenmedik şekilde ortaya çıkan yoğun kaygı bunaltı korku sıkıntı karışımı nöbetlerdir.Oldukça yoğun yaşanır.Kişi her şeyin sonu geldiğini kalp krizi,felç geçireceğini ,dünyanın sonu geldiğini düşüp bayılacağını düşünür ,koşup kaçmak hemen bir sağlık kurulusuna sığınmak ister.Bir hastaneye girmesi bir doktorla karşılaşması bile nöbetin sona ermesini sağlayabilir.

Bir kişi sürekli olarak stres ve korku ile yaşadığında vücut kimyası değişir. Vücut gerilim kimyasalları üretmeye başlar.Bunların bizi ne şekillerde etkilediğini aşağıda panik bozukluklarla birlikte sık rastlanan rahatsızlıklar bölümünde görebilirsiniz.Vücut talep edilen gerilim kimyasallarını karşılayabilmek için vücudun oksijene ve belli başlı gıdalar ,vitaminlere minerallere olan ihtiyacı artar.Kötü beslenme ,yoğun stres ve korku ,yorgunluk bu etmenlerden ikisi ya da üçü bir araya geldiğinde bir kısır döngü yaratır ve kendini tekrar eder.

Öfke Kontrolü ve Hipnoz

yararlibilgiler.net

Öfke Kontrolü ve Hipnoz

Tüm insanların az çok hissettiği, uygun ifade edildiği takdirde sağlıklı ve doğal bir duygu olan öfke, kontrolden çıkarsa hem kişiye hem de çevresine büyük zarar veren bir hale gelebilir.Kişinin ikili ilişkilerinde, evlilikte, iş hayatında, arkadaşlıkta dışlanmaya neden olan bir hale ulaşabilir. Buna rağmen yaşamımız boyunca birçok kez yoğun öfke duygularını yaşarız. Kendi kendimize bu duygu ile ilgili mantıklı açıklamalar getirmeye çalışırız.

Öfkenin nedenleri arasında, hayal kırıklığı ,engellenme, haksızlığa uğrama, fiziksel incinme, tacize, saldırıya uğrama, tehditler gibi faktörler öne çıkmaktadır. Çocuklarda da öfke davranışları şıkça görülmektedir. Çocuklar, dünyayı onların bütün isteklerinin anında yerine getirilmesi gereken bir yer olarak görebilirler. istekleri yerine getirilmediğinde bağırabilir, ağlayabilir, kendilerini yerlere atabilirler. Bazen karşısındakine zarar verecek davranışlar içine girebilirler.

Hipnoz ve Hipnoterapi

yararlibilgiler.net

Hipnoz ve Hipnoterapi

Hipnoz ,kişinin, o andaki gerçeğin farkında olmasına rağmen,ondan ayrı bir durumda olduğu hissine sahip olduğu,uyku ile uyanıklık arasındaki farklı bir psişik durumdur.Kişinin dikkati genellikle içe dönüktür ve dardır.Bu durumda telkin alma yeteneği artmaktadır.

Hipnoz sırasında birey kontrollü bir şekilde dış dünyadan uzaklaşır ve kendisine verilen telkinler eleştirilmeden, analiz edilmeden merkezi sinir sistemine ulaşır.

Hipnoz bir tekniktir,araçtır. Hipnoterapi ise hipnoz altında yapılan terapidir.Gerçek

Zihin ,aldığı bilgileri hem bilinçli hem de bilinçdışı olarak işlemektedir.Bilinçdışımız,beynimizin farkında olmadığımız yanıdır.Bütün istemsiz beden fonksiyonlarını kontrol etmenin yanında,tüm deneyimlerimizi,hatıralarımızı depolar,bağışıklık sistemimizi,hormonal sistemimiz kontrol eder. Bilinçdışımız aynı zamanda sezgilerimiz,tutumlarımız,kendimiz hakkındaki düşüncelerimiz ve alışkanlıklarımızdan da sorumludur.

Kendi Kendine Hipnoz (Otohipnoz)

yararlibilgiler.net

Kendi Kendine Hipnoz (Otohipnoz)

Bir kişinin kendi kendini hipnoz edemiyeceğine dair eski bir inanç vardır ve bu hipnoanaliz için de geçerlidir. Hipnoanaliz gıdıklama veya gıcıklanmaya benzer. Kişinin kendi kendini hipnoanaliz etmesi oldukça zordur. Yine de rahatlama, anestezi ve sınırlı diğer durumlar için self hipnoz uygulanabilir ve de sürekli durumlar için de self hipnozu tavsiye etmeyi düşünebilirsiniz.

En etkili olacak olanı, hasta tamamen kendinde olmaya yakın olmalı ve hasta genel hipnoz hakkında adamakıllı bilgi sahibi olmalı. Eğer hasta transta iken telkinler verilirse, self hipnozu öğrenme daha kolay olacaktır. Hastanın düzenli seansları esnasında yararlı olana paralel bir metod seçimi yapılacaktır. Sizin tavsiye ettiğiniz önerilerin takviyesi için hasta self hipnozu kullanabilir.

Bir hipnotik transda telkinle hastaya “Sen benim seninle olduğumu ve sana yaptığım gibi sana hipnoz için verdiğim önerileri düşünerek kendi kendini hipnotize edeceksin. Sana vermiş olduğum ve senin kendi kendine verebileceğin aynı uyanma telkinlerini verebileceksin ki self hipnozdan uyanmama korkusuna sahip olmana gerek kalmasın. ilave olarak sizin otomatikman uyanabilmeniz için biri sizin yanınızda olmalı ya da başka bir kişi hipnotik durum esnasında size gereklidir.”

Hipnozla Sigara Bırakma

yararlibilgiler.net

Hipnozla Sigara Bırakma

Sigara bağımlılığı, bilinçaltına yerleşmiş ve bu nedenle otomatikleşmiş güçlü bir bağımlılıktır.Sıkça tekrarlanan(yaklaşık 21 kez) her düşünce veya davranış bilinçaltına geçerek kaydedilir ve alışkanlık halini alır.Hipnoz gerçekten de sigarayı bırakmak için en etkili yöntemdir.

Çünkü hipnozla bilinçaltına ulaşılarak sigara içmeye neden olan alışkanlığın kökleri bilinçaltından silinir.Sigara bilinçaltı tarafından bir arkadaş, bir dost, sosyalleşme aracı, keyif verici bir madde olarak programlandığı için bu programlar değişmeden sigaradan kurtulmak zordur.Yaklaşık 3-5 seans hipnoza giren tiryakilerin çoğu, sıkılmadan, bunalmadan, sinirlenmeden sigarayı bırakmaktadırlar.

Üstelik hipnotik telkinler sayesinde, kilo almaları da önlenmektedir. TÜBiTAK ın yaptığı bir araştırma sonucuna göre, hipnoz dünyadaki en etkili sigara bırakma yöntemi olarak tanımlanmaktadır. Bizim hipnoterapi çalışmamızda, sigarayı bırakmak isteyenlere 3-5 seans hipnoz ile sigarayı bırakmalarında yardımcı olunmaktadır.

Hipnoz Nasıl Tedavi Eder

yararlibilgiler.net

Hipnoz Nasıl Tedavi Eder

Hipnoz, ülkemizde oldukça yanlış anlaşılan ve negatif düşünceler beslenen bir konu olarak görünmektedir. Günümüzde hipnoz bilimsel araştırmalar ve tedavideki etkinliğinden ziyade medyatik etkinliğinden dolayı karşımıza çıkmaktadır. Eğlence ve zevk için yapılan hipnozun; hipnoterapiyle olan ilgisi, astroloji ya da astronomiyle olan ilgisinden daha fazla değildir.

Hipnoz kelimesi pekçok kişinin aklına modası geçmiş önyargılar, tabular ve yanlış inanışlar getirebilir.

Hipnoz çok eski bir sanattır, ilk defa hristiyanlığın ortaya çıkışından evvelki zamanlarda büyücülük, din ve tıp bir arada uygulanıyorken kullanılmıştır. Hipnozun bazı teorik yönleri hâlâ tartışmalıdır ve izah edilememiştir. Ancak hipnoz tıpta bu durumda olan tek konu değildir.

Hinpoterapi, psikoterapiye yön ve hız veren etkili bir multifonksiyonel tekniktir. Geçen yirmi yıl içerisinde hipnozun tıpta kıymetli bir tedavi yöntemi olduğu görüşü oldukça taratfar toplamıştır.

Kadın Doğum ve Hipnoz

yararlibilgiler.net

Kadın Doğum ve Hipnoz

Kadın Doğum Hipnozun Kullanılması

Doğumda Hipnozun Kullanımı ve Avantajları
Herhangi bir hasta için ‘hipnoz’ yapmak, ufak bir gayretle ulaşılabilecek basit bir uygulamadır. Hastayı hipnotik transa sokabilmek için gösterdiğimiz yöntemlerin uygulanmaya çalışılması ve biraz gayret gösterilmesi yeterli olacaktır.

Doğum hastalarının hemen hemen tamamı bu yöntemden istifade edebilirler. Tüm doktorlarda anne adaylarına hipnozu rahatlıkla uygulayabilirler. Hipnoz hasta ile hekim arasında geçen ikili bir ilişkidir. Hipnotik transta üzerinde durulması gereken önemli konu, hastanın psikolojik yapısı ve psikodinamik durumudur. Bu nedenle hekim, hipnoz uygulayacağı hastasının psikodinamik gelişimini ve psikolojik yapısını bilmelidir.

Hipnozun doğum hastalarında kullanılmasının bir çok önemli avantajı mevcuttur. Bilindiği gibi doğum esnasında veya sezeryanda bir çok kimyasal ajanlar kullanılmaktadır. Bu madde kullanımı annenin ve özellikle de bebeğin sağlığını ileri derecede tehdit etmektedir. Kimyasal maddelerin kullanımına bağlı bebekte solunum depresyonu gelişmekte, bebek oksijensiz kalabilmektedir. Ayrıca anne ve bebek kimyasal maddelere bağlı anoksi nedeniyle dolaşım ve solunum sistemi rahatsızlıklarına yakalanabilmektedir. Çeşitli enfeksiyonlar ane ve bebekte ortaya çıkabilmektedir.

Zayıflama ve Hipnoz

yararlibilgiler.net

Zayıflama ve Hipnoz

Hipnozla Kalıcı Zayıflama
Hipnoz,beslenme alışkanlıklarınızla ilgili hedeflere ulaşmak ve bu hedefleri korumak için çok etkili bir yöntemdir.Rejim,diyet sözcükleri bilinçaltı için çok sevimsizdir. Yemekten zevk aldığınız yiyecekleri bırakmak zorunda olduğunuz anlamına gelir.Bu yüzden rejim yapmayı sevmeyiz,bir işkence olarak görürüz.Bilinçaltımızın temel özelliği ‘’Zevke koş,elemden kaç!’’ düşüncesidir.Diyetin anlamı bilinçdışında işkence olduğundan, bundan kaçar ve bütün rejimler daha fazla kilo almakla sonuçlanır.

Diyetin bilinçaltındaki diğer anlamı ‘’kıtlık var’’ düşüncesidir. insanlık tarihi açlıklar ve kıtlıklarla doludur,birçok kavim açlıktan,kıtlıktan yok olmuştur. Siz diyet yapmaya başladığınızda bilinçaltınız bunu kıtlık var olarak algılar ve sizi hayatta tutmak için bir savunma mekanizması olarak metabolizmanızı düşürür. Diyetteki veya oruç tutarken duyulan halsizliğin,uyuklama halinin nedeni budur. Metabolizmanız azalınca yenilen besinlerin yakılması yavaşlar.Ayrıca diyetin başlarında verilen aldatıcı kilonun çoğu vücut suyudur,ama bu su atımı hayatla bağdaşmayan noktaya gelp durunca,sizin kilo vermeniz de durur.Moraliniz de bozulur ve siz tekrar yemeye başlarsınız.Buradaki esas tehlike, yavaşlamış olan metabolizmanızdır.Böylece yenilenler yağ olarak tekrar birikir ve siz rejimden daha fazla kilo almış olarak çıkarsınız.Ne kadar güçlü diyet,o kadar daha fazla geriye kilo almadır.

Gebelikte Düşük Yapma (Abortus)

yararlibilgiler.net

Gebelikte Düşük Yapma (Abortus)

Gebeliğin 20. haftadan (139 günlük gebelik = 20 hafta) önce son bulmasına veya 500 gramdan az ağırlığı olan bebeğin doğmasına düşük(abortus) denir. (Gebelik haftası veya günü son adet kanamasının 1. günü başlangıç olarak kabul edilerek hesaplanır.) Başka bir deyişle gebelik ürününün rahim dışında yaşama ve yaşatılabilme yeteneğine ulaşamadan kendiliğinden veya dışarıdan müdahale ile rahim dışına atılmasıdır.20. haftadan önce çocuk ana rahmi dışında yaşayacak olgunluğa erişmemiştir.

Düşüklerin büyük bir bölümü gizli kaldığından sıklık ve oran tespit edilememiştir.Kabaca tüm gebeliklerin %10-15 ‘inin spontan(kendiliğinden)düşükle sonuçlandığı tahmin edilmektedir.

ilk hafta düşükleri dediğimiz düşükler ise genelde farkına varılmayan düşüklerdir.Kadın gebe kalır,çok kısa bir adet adet gecikmesi(birkaç gün veya bir hafta gecikir),adetin gelmesini beklerken kramplı ağrı ve normalden biraz daha şiddetli bir kanama ile düşük oluşur.Kadın çoğunlukla gebeliğin veya düşük yaptığının farkına varmaz.

Kaburga ağrısı

yararlibilgiler.net

Kaburga ağrısı

kaburga ağrısının nedenleriKaburgalarımız boynumuzla karın boşluğumuz arasında vücudumuzun öntarafında olan iskelet kemiği grubudur. hemen iki köprücük kemiğimizin altından başlayarak karın boşluğumuzda sona erer ve içerisinde akciğer ve kalp gibi organları barındırır. Her ne kadar kalp ve akciğeri korusa da kaburgalarımızın asıl görevi soluk alıp vermede akciğerlere yardımcı olmaktır. kaburga ince ve yassı kemiklerden oluşan birden fazla kemiğin bir araya gelerek oluşturduğu bir kemikler sistemidir. Bu kemikler vücudun ön kısmında göğüs kemiğine, vücudun arka kısmında ise sırt omurlarına bağlantı yapar.

Bütün bu yapı ve özellikleriyle kaburga vücudumuzdaki en önemli yapılardan birisidir. Kaburga değişik nedenlere bağlı olarak insanı rahatsız edecek belirtiler verir. Bu belirtiler;

Ağrıması,
insana sıkışıklık hissi vermesi,
Gerilmesi
şişmesi şeklinde sıralanabilir.

Yanıklar için Tedavi Yumurta Akı | Yaz Meyvelerinin Faydaları | Yeraltı Kaynaklarımız | Bebekler Geceleri Neden Sık Uyanır | Psikosomatik Hastalıklar | Bitkisel Zayıflama | Diş Ağrısı | Diş Gıcırdatma | Yeşil Çayın Faydaları | Göbek Eriten Diyet | Zayıflama Çayı Tarifi | Domatesin Faydaları | Sebzelerin Faydaları | Menisküs Yaralanmaları | Selüliti Oluşturan Nedenler | Saçlarımız Neden Beyazlar | Diyet Yapmadan Zayıflama | Diyet Yaparken Halsizliği Önlemek | Makyajınızı göz şeklinize göre yapın | Safra kesesi taşları ve tedavisi |
Copyright © 2009 Yararlibilgiler.Net Yararlibilgiler.Net - Yararlı bilgiler | nedir | Tanımı | Anlamı | ile ilgili bilgiler | hakkında | yazılar | açıklaması | nasıl | faydaları | yararları | ne demek | Bilgi | araştırınız | Ne anlama geliyor | tarihi | olur | yapılır | Neden | kim | demek | Ödev | Sağlık Bilgisi Rüya Tabirleri Tezler ve Bir Çok Yararlı Bilgi.

Valid XHTML 1.0 Transitional Valid CSS! [Valid RSS]